Ana içeriğe atla

Takvim ve Zaman

Takvim ve Zaman



Uzun zaman önce Yapı Kredi Yayınlarının Genel Kültür Dizisi vardı, tasarımlarına hayran kalıp serinin pek çok kitabını almıştım. Muhteşem resimleri olan cep boyutunda güzel ve örnek bir eğitim serisi idi. Bugünkü Wikipedia gibi ama çok daha güzel kuşe kağıda basılı ağaç kokusunu içine çekebildiğiniz kitaplardan. Seride "Yazı İnsanlığın Belleği" ise en güzel kitaptı tasarım ve içerik olarak. 

Einstein'ın izafiyet teorisi bize zamanın göreceliğinin bilimsel olarak da mümkün olduğunu söyler. Hulâsa, herkes için her yerde aynı akmaz zaman. Yeni bir aya, güne, haftaya, yıla başlamak yeni bir başlangıç yapmak gibi gelir bize: bir tür tazelenme ve silkinme ihtiyacının hatırlatıcısı gibi... Oysa zaman döngüsel bir kavram. Yaşananlar farklı bu akış içinde ama döngü baki. Dairesel bir sonsuzluk içinde yeniden var olup yeniden yaşıyoruz. Deja vu. Bu sonsuz döngü içinde bir başlangıç noktası olmaz ise kaybolur gideriz zamanın girdabı içinde.

Bizler içine dahil olduğumuz batı geleneği ve müktesebatı gereği Gregoryen takvimini kullanıyoruz bu coğrafyada. 365 gün 6 saat ve küsurat saniyeler. Dört yılda bir mecburen 29 günlük Şubatlar yaşıyoruz artık yıl (leap year - diyor gavurlar) meselesi nedeniyle. Güce yaranmak ve yaslanmak isteyen saray tarihçileri Agustus gibi muktedir imparatorlara "güzellik yapıp", Şubattan gün çalarak eklemişler diğer aylara... 

Oysa bu bize ait bir zaman algısı. Her yeni yıl girereken 31 Aralık'ta Sydney Köprüsü üzerinde havai fişek gösterileri olur televizyonlarda. Saatlerce önce birileri kutlamıştır yeni milenyumu. Oysa www.isotropic.org sitesine girince görürsünüz ki 2 Ekim 2022 başka bir şeydir başkaları için. 7 Tişri 5783 yılıdır Yahudilikte bugün ve 1444 yılındayız Hicri takvime göre Rebiullevvelin 6. günü... Koptik yıl 1739u gösterirken, Persler için bu gün Mehr 10, 1401i gösterir. Çinlilere göre ise 78inci siklenin 39uncu yılındayız. 

Özetle biz zamana ne atfediyor isek öyle değer kazanan bir olgu bu. Yeni teknoloji çağı ile birlikte özlem duygusu da hızla tüketilir oldu artık:  saniyeler içinde çift tıka dönmeyen görüldü mesajının yarattığı gerdirici trip tepkisi ile; aylarca askerdeki sevgilisinden gelecek mektubun zarfına dokunmayı bekleyen yavuklunun heyecanlı tebessümü  arasında sadece yarım asır var...  

Güzel bir miladınız olsun... 



 

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Kalbin Anahtarı

Kalbin Anahtarı  Kilitledim kalbimi Tek anahtarı elimde... Açıldım bir tekneyle  Dalgalı engin denizlere... İlerledim pupa yelken Köpüklü dalgalar peşimde;  Bir koy aradım önce  Yakamozlar eşliğinde  Durdum bir adanın Kuytuluk gölgesinde. Tan vaktiydi zaman: Hayat yeni güne gebe...   Ustarmaçada çırpıntı sesleri  Minik balıklar sabah gezmesinde... Çapayı bıraktım derine; sakince. Kaloma mesafesince gitti en dibe... Sustu zincir şakırtıları  Ellerim küpeştede  Kemereye dokundum Sıcacıktı anahtar elimde... Son kez baktım  Kalbimin kilidine Ve fırlattım anahtarını Alabildiğince ötelere... Süzüldü havada önce... Suda halkalar oluştu  Peş peşe ve sonra Kayboldu anahtar  Sonsuz mavilikte... Durdu zaman Duruldu mekan Hemhal oldu  Ezel ve ebed İşte o an... Süzülen bir martı kadar Özgürdü artık yüreğim  Yok bir bekleyenim; Ne de beklediğim.. Gönlüm dingin  Gönlüm müebbette  Huzur içindeyim Kalbim emin ell...