Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Cam Kalpli Sevgiliye

Cam Kalpli Sevgiliye Cam kalpli sevgilim! Aşk'ın en güzel hali sensin. Kristal berraklığında Dingin bir su duruluğunda  Ürkekçe atar Güzeller güzeli kalbin. Cam kalpli sevgilim; Tertemiz ve lekesiz  İçi dışı; özü sözü birsin. Ne fazlasın; ne eksik Aradığım kalp sendin. Yerini buldun. Hoş geldin Bu kalbin tek sahibi sensin... Cam kalpli sevgilim Her tür kötülükten  Yalandan ve dolandan uzak Sımsıcak ısıtacak bizi Camdan ve berrak kalbin Bu yorgun kalbi de saracak... Küçük bir çocuk kalbi atar Minik bir serçenin göğüs kafesinde Ne riya, ne yalan; ne de bir karaltı Var bu şeffaf yüreğinde  Ne isen zaten o'sun sen;  Tertemiz ve berrak bir aşkın  Konulmamış adısın sen... Biliyorum elbette Zordur göğsünde  Camdan bir kalp taşımak Ne ağır bir yük aslında  Her an kırılgan ve narin  Hassas ve yaralı bir kalbi Kırmamak gerekir  Zorlayıp çatlatmamak. Cam kalpli sevgilim Pamuklara sarıp  Seni öyle sevmek isterim İncinmesin ve kırılm...

Sana Dair

Sana Dair Sabahın ilk ışıkları Süzülüp girdi içeriye, Önce hafif bir rüzgar esti Usulca dokundu pencereye. Sonra deniz kokusu geldi Dalgalandı tüller tatlı bir esintiyle Arkada, sahile vuran dalga sesleri... Fonda ise plaktan gelen şarkının nağmeleri.  Günaydın, dedi adam... Sessizce bir buse kondurdu Kalbine huzur veren güzel kadının  Önce kirpiklerine, sonra bal rengi gözlerine. Yeni bir gün daha Eklendi hayatımıza Diye geçirdi her ikisi de Mutlulukla aynı anda - içlerinden. Sıcacıktı içerisi; Tuz kokusu vardı, Kadının ıslak saçlarında Ve bembeyaz taştan duvarlarda.  Eli gezindi adamın Kadının narin omuzlarında. Teni sanki güneş ışığından yapılmış Bronzdan bir heykel gibi parlıyordu yanında. Kadının minicik elleri Dokundu adamın yüzüne Güneş vuruyordu kahverengi gözlerine. Gülümsediler ve 'günaydın' dediler birbirlerine. Kadın yaklaştı ve Başını usulca koydu  Adamın kalbinin ta üstüne,  Dinledi huzurun o dinginliği, sessizce... Mutfaktan gelen taze...

Vuslat

Vuslat  Koca bir okyanusum ben; Gövdem engin denizlerden. Kanatlarım yayılır yeryüzüne  Gökyüzünde masmavi gölgem. Nehirler, ırmak ve dereler  Hepsi de kavuşmak ister; Bu bir vuslat ve yok olmadır  Tek bir bedende birleşen. Dağlardan ve vadilerden, Nice köy ve kentlerden Pek çok dere ve göllerden Birleşir damlalar ve zerreler...   Sonra buhar olup yükselir   Bulutlarda hemhal olur ve Dönerler yeniden karlı dağlara;  O metruk ve ıssız yamaçlara... Ama orada: gizli bir yarda  Tatlı bir pınar bulunur. Cam gibi berrak suyu Usulca dökülür gözesinden. Karışmadan toprağa;  Taşlara ve ovalara, Akar ve yolunu bulur  Ulaşmak için ummana. Çiçek kokan tatlı suyu Karışır tuzlu okyanusa. Vuslat zamanıdır şimdi; Beklenen an bu, değil mi? Birleşir pınarın suyu; Ve okyanusun tuzu Yekvücut olup,  Yükselir sonsuzluğa...  Tüm zerreleri karışır Birbirine ve eriyip Tek bir ruh olur ve Yok olur tayy-ı zamânda... Binerler bulutların k...