Ana içeriğe atla

En Sevdiğiniz Kitap? Bucket List Talebi


Bu Instagram sayfasından, "tesadüf öyküleri" hesabı üzerinden şu ana kadar yapmadığım türde - Acun Ilıcalı tabiriyle "farklı bir format" oluşturarak ilk kez, bir çağrıda bulunmak istiyorum. Şayet takip eden ve paylaşmak isteyen var ise... Yani bu satırları şu an okuyanlardan bir paylaşım - okuma listeme ciddi bir destek talebinde bulunuyorum buradan - açık biçimde... Tabiki destek vermek isterseniz...

En başından beri bu sayfa; çok eskiden yazdığım (1994-95 yılları) sonra neredeyse otuz yıl ara verip tekrar yazmaya devam ettiğim iki ayrı romanın taslakları, dokuz adet kısa öykü ve gündeme (kısmen) bağlı olarak gün içinde kaleme aldığım deneme yazılarını ve bir kaç şiiri paylaştığım bir sayfa olarak kalmasını istediğim bir hesap sadece:  yani @nevfel_baytar_tesaduf_oykuleri hesabı. Bir de sadece yazıları paylaştığım bir blog hesabı var: http://nevfelbaytar.blogspot.com

Yazmaya dair çok bilindik bir yorum olacak ama bu öykü ve romanlarda birinci tekil şahıs ile konuşan kişi "ben" değilim. Hikaye edilen karakterler de benimle veya yaşantım ile veya dünya görüşüm ile ilgili değil. Onlar sadece hayal ürünleri. Elbette bazı kısımlar benzerlik gösterebilir. Yazmanın doğası da bu zannederim. Yaratıcılık kısmı. Yazdıklarıma henüz son halini veremediğim ve bilerek basılı bir kitap haline  dönüştürmediğim için; yazar sıfatını kullanmaktan kesinlikle imtina ediyorum; bu hesap için kendince karalayan ve yazmaya-çalışan-insanın paylaşım sayfası diyelim.

Kimse elbette sosyal medyayı kullanarak buradan sayfadaki yorumlar kısmı üzerinden cevap vermek zorunda değil. Ancak bu hesapta daha çok kitap okuyucusu bir takipçi profili var, öğrencilerim, meslektaşlarım, dost, tanıdık, akraba ve iş arkadaşlarıma ek olarak...

Uzun süredir düşündüğüm ve kendi adıma cevap aradığım ve hala da emin olmadığım sorulardan birisi de bu galiba. Tıpkı "know thyself" yazımda olduğu gibi... Kitap seçimi de insanın kendisini tanımlaması kadar zor aslında ...

En sevdiğim kitap(lar) hangisi? En sevdiğiniz kitaplar hangisi? Sizi etkileyen kitaplar neler idi? Tek bir kitap ismi de yeterli...

Vaktim daha bol olduğunda (inşallah diyelim 🙏) sağlık ve sıhhat olursa elbette - okumak için aldığım pek çok kitap var önümde beni bekleyen. Ama hiç bilmediğim ve sizin önereceğiniz pek çok yazar ve kitap var, biliyorum...

İlk üçe veya ilk beşe koyacağınız kitaplar hangileridir? Öğretmen tabiriyle: What is your (most) favourite book? Sizi çok etkileyen ve sevdiğiniz kitap(lar)? Kütüphanenizde bulunsun dediğiniz? Okumak için bucket listeme alacağım? Ben de sonra en iyi 5 kitap listemi sonra vereyim müsadeniz ile...

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...