Pazar Yazıları No: 058 Zamanın İçinde Hapsolmak Bu pazar sabahı güne farklı ve güzel başladık. Erken saatlerde yollara düştüğümüz trafiksiz bir Ankara'nın varlığı - yıllar sonra bir kez daha sakin ve huzurlu göründü nedense gözüme... Nazar değmesin 15-20 dakikada istediğimiz yerdeydik. Uzun zaman sonra 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin ilk ayının son pazar gününü bitirdiğimiz bu günde tekrar "Pazar Yazılarına" başlamış oldum bu farklı hissiyat ve vesile ile... Üniversite sınavına hazırlanan oğlum farklı kütüphanelerde "ders çalışmayı" seviyor. Kendi okulunun kütüphanesi, dershanenin kütüphanesi, ODTÜ Kütüphanesi, İş Bankası Kütüphanesi ve bazen de mecburen evde ders çalışıyor bu yoğun süreçte... Birlikte değişik kütüphaneleri deniyoruz. Z Nesli olmasına rağmen, logolu karton kutuda içilen süt köpüklü macchiato eşliğinde ciks Starbuckslarda MacBook veya Ipad eşliğinde dışarıdan bakılınca ders çalışıyormuş havası verilen cool "yeni nesil" kaf...
Vuslat Koca bir okyanusum ben; Gövdem engin denizlerden. Kanatlarım yayılır yeryüzüne Gökyüzünde masmavi gölgem. Nehirler, ırmak ve dereler Hepsi de kavuşmak ister; Bu bir vuslat ve yok olmadır Tek bir bedende birleşen. Dağlardan ve vadilerden, Nice köy ve kentlerden Pek çok dere ve göllerden Birleşir damlalar ve zerreler... Sonra buhar olup yükselir Bulutlarda hemhal olur ve Dönerler yeniden karlı dağlara; O metruk ve ıssız yamaçlara... Ama orada: gizli bir yarda Tatlı bir pınar bulunur. Cam gibi berrak suyu Usulca dökülür gözesinden. Karışmadan toprağa; Taşlara ve ovalara, Akar ve yolunu bulur Ulaşmak için ummana. Çiçek kokan tatlı suyu Karışır tuzlu okyanusa. Vuslat zamanıdır şimdi; Beklenen an bu, değil mi? Birleşir pınarın suyu; Ve okyanusun tuzu Yekvücut olup, Yükselir sonsuzluğa... Tüm zerreleri karışır Birbirine ve eriyip Tek bir ruh olur ve Yok olur tayy-ı zamânda... Binerler bulutların k...