Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İlişki Kelimesi ve İşteşli Fiiller Üzerine

Hayata Dair Aforizmalar 004 Pazar Yazıları No: 067 İlişki Kelimesi ve İşteşli Fiiller Üzerine Uzun yıllardır dil çalışıyorum. Aslında geçimimi (bir kaç danışmanlık ve eski yöneticilik işleri dışında) büyük oranda dil öğretiminden, çevirmenlikten ve editörlükten (bkz: yok olan meslekler) kazanıyorum bile denebilir. Lisans ve master konularım ise dil eğitimi (ELT - FLE) üzerine oldu.  Özetle; ben dili çok sevdim. Kelimeler beni hep büyüledi ve nedense kelimelerin hep tanrısal bir yönünün olduğunu düşündüm kendimi bildim bileli. Özellikle etimoloji, yani kökenbilim, kelimelerin ve dillerin doğuşu, semantik olarak derinlikleri, sözcüklerin zihnimizde yarattığı çağrışımlar bana çok müstesna ve sadece insana özel hasletler ve çok üst melekeler gibi geldi. Gerçi artık bu bağlamdaki rolümüz ve konumumuz yapay zekanın hayatımıza hızla nüfuz etmesiyle birlikte evrilerek değişiyor:  Aslında teknik olarak yapay zeka içindeki zeka kelimesinden ziyade; bir 'dil modeli' olarak ta...
En son yayınlar

A Blessing in Disguise

Hayata Dair Aforizmalar 003 Pazar Yazıları No: 066 A Blessing in Disguise Bu İngilizce tabir ile zannederim ilk kez 1987-1988 akademik yılında hazırlık okulunda okurken karşılaştım. O dönemde ODTÜ'de C Grubunda (hiç İngilizce bilmeyenlerin olduğu grup) okutulan ders kitapları dışında (Longman Kernel Serisi); arkadaşlar ile yaşadığımız öğrenci evinde diğer üniversitelerde eğitim alan arkadaşlar ile haricen takip ettiğimiz bir okuma kitabı vardı. Zannederim New Concept English idi serinin adı. Practice and Progress adlı kitapta ilk defa görmüştüm ve o zaman tam olarak anlamamıştım bu ifadeyi. Birebir çevirisi elbette neredeyse hiç bir şey ifade etmemişti: ''kılık değiştirmiş nimet!'' Türkçeye "her şeyde bir hayır vardır" veya daha dini bir terminolojii ile ifade etmek gerekirse; "Hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir siz bilmezsiniz." Kaynağa baktım 2. Sure (Bakara) ...

İğreti Hayatlar

Hayata Dair Aforizmalar 002 İğreti Hayatlar Pazar Yazıları No: 065 Bu önemli günde kendime dair - benim bile tuhaf bulduğum - bir tespitim oldu. Kendime kızdım bir taraftan da; bu geç kalınmış ve öğrenilmiş çaresizlik halet-i ruhiyemi bir an evvel kırmam gerektiğini de teessür ile fark etmiş oldum. Birazdan başlıktaki "iğreti hayat" ne demekmiş anlatacağım.  Bugün 30 Ağustos. Zafer Bayramı.  Milli mücadelenin en yoğun geçtiği topraklarda dünyaya gelmiş muhacir ve fakir bir ailenin vatan evladı olarak, "iğreti hayatlar" ne demektir ve bu iliklerimize kadar nasıl işleyip sirayet etmiş ve tüm sosyo-genetik kodlarımıza kadar nasıl nüfuz etmiştir konusuna dair sosyolojik tespitimi bir AVM'nin Food Court'unda yemek yemeye çalışırken orada bir masaya ilişmeye uğraşırken tesadüfen fark ettim... Aslında içimi acıtan kendime dair bir tespit oldu bu...  İnsanoğlu - son tahlilde - bir tür pişmiş bir yiyecek gibi. Siz isterseniz bu ürüne peynirli gözleme dey...

Cam Kalpli Sevgiliye

Cam Kalpli Sevgiliye Cam kalpli sevgilim! Aşk'ın en güzel hali sensin. Kristal berraklığında Dingin bir su duruluğunda  Ürkekçe atar Güzeller güzeli kalbin. Cam kalpli sevgilim; Tertemiz ve lekesiz  İçi dışı; özü sözü birsin. Ne fazlasın; ne eksik Aradığım kalp sendin. Yerini buldun. Hoş geldin Bu kalbin tek sahibi sensin... Cam kalpli sevgilim Her tür kötülükten  Yalandan ve dolandan uzak Sımsıcak ısıtacak bizi Camdan ve berrak kalbin Bu yorgun kalbi de saracak... Küçük bir çocuk kalbi atar Minik bir serçenin göğüs kafesinde Ne riya, ne yalan; ne de bir karaltı Var bu şeffaf yüreğinde  Ne isen zaten o'sun sen;  Tertemiz ve berrak bir aşkın  Konulmamış adısın sen... Biliyorum elbette Zordur göğsünde  Camdan bir kalp taşımak Ne ağır bir yük aslında  Her an kırılgan ve narin  Hassas ve yaralı bir kalbi Kırmamak gerekir  Zorlayıp çatlatmamak. Cam kalpli sevgilim Pamuklara sarıp  Seni öyle sevmek isterim İncinmesin ve kırılm...

Seçimlerimiz Üzerine Bir Aforizma

Hayata Dair Aforizmalar 001 Pazar Yazıları No: 064 Seçim  Hayattaki Seçimlerimiz Üzerine Bir Aforizma Uzun süredir yazı yazmıyordum. Biraz sosyal medyaya ara vermek biraz da ciddi bir zaman kaybını telafi edebilmekti amacım. Öte yanda galiba hayatımın en büyük finansal krizinden geçiyor olmamın yarattığı kısmî major defresif ruh halimin etkisi de cabası.  Aslında yazı yazmadığım her hafta bile aklımda bir yazma konusu vardı. Yazmadıkça da içim yanıyordu. Kaybedilmiş ve verimsiz geçirilmiş bir zamana ağıt gibiydi içimde hissettiğim. Aslında kimsenin duymadığı içsel bir çığlık da denebilir bu çözülebilir çaresizliğime.   Bazen yaşadığım mutluluklar üzerine yazmak istedim; oğluma dair güzel şeyler oldu; nazar değmesin dedim ve yazmadım... Bazen de güzel yazılar ve tatlı şiirler yazmak geldi aklıma - güzel cam kalpli biricik sevgiliye yazılmış ama yayınlanması mümkün olmayan detayları nedeniyle... Yazdım ve bir kenara koydum sessizce yazdıklarımı sadece ben v...

Anneye Dair

Anneye Dair Avuç İçlerinde Saklı Bir Dünya: Anneye ve Anlamına Dair ​Bugün takvimler o malum pazarı işaret ediyor. Mayıs ayının ikinci pazarı. Anneler günü. Bu vesileyle önce 80 yaşına girmek üzere olan canım annemin anneler gününü 350 kilometre uzaktan ona sarılarak kutluyorum. Onun için ben hala kucağına yatırıp sevmek istediği o saçları ağarmış ama hala büyümeyen küçük ve biraz da haylaz oğluyum.  Sonra tüm kadınların, kendini anne hissedenlerin, birilerine annelik yapmayı isteyenlerin, anne olmayı bekleyenlerin, anne olmamayı tercih edenlerin ve aramızdan ayrılan annelerimizin anneler gününü kutluyorum. Hakları ödenmez - bunu da bilerek tüm annelerin ellerinden öpüyorum.  Bugün 10 Mayısta sokaklarda çiçekçiler telaşlı, vitrinler süslü, sosyal medya ise muhtemelen neşeli fotoğrafların istilası altında. Ancak "Anne" dediğimiz o devasa kavram, sadece neşeli bir pazar kahvaltısına ya da paketlenmiş bir hediyeye sığmayacak kadar derin; bir yanı ışıl ışıl, diğer yan...

Sana Dair

Sana Dair Sabahın ilk ışıkları Süzülüp girdi içeriye, Önce hafif bir rüzgar esti Usulca dokundu pencereye. Sonra deniz kokusu geldi Dalgalandı tüller tatlı bir esintiyle Arkada, sahile vuran dalga sesleri... Fonda ise plaktan gelen şarkının nağmeleri.  Günaydın, dedi adam... Sessizce bir buse kondurdu Kalbine huzur veren güzel kadının  Önce kirpiklerine, sonra bal rengi gözlerine. Yeni bir gün daha Eklendi hayatımıza Diye geçirdi her ikisi de Mutlulukla aynı anda - içlerinden. Sıcacıktı içerisi; Tuz kokusu vardı, Kadının ıslak saçlarında Ve bembeyaz taştan duvarlarda.  Eli gezindi adamın Kadının narin omuzlarında. Teni sanki güneş ışığından yapılmış Bronzdan bir heykel gibi parlıyordu yanında. Kadının minicik elleri Dokundu adamın yüzüne Güneş vuruyordu kahverengi gözlerine. Gülümsediler ve 'günaydın' dediler birbirlerine. Kadın yaklaştı ve Başını usulca koydu  Adamın kalbinin ta üstüne,  Dinledi huzurun o dinginliği, sessizce... Mutfaktan gelen taze...