Hayata Dair Aforizmalar 002 İğreti Hayatlar Pazar Yazıları No: 065 Bu önemli günde kendime dair - benim bile tuhaf bulduğum - bir tespitim oldu. Kendime kızdım bir taraftan da; bu geç kalınmış ve öğrenilmiş çaresizlik halet-i ruhiyemi bir an evvel kırmam gerektiğini de teessür ile fark etmiş oldum. Birazdan başlıktaki "iğreti hayat" ne demekmiş anlatacağım. Bugün 30 Ağustos. Zafer Bayramı. Milli mücadelenin en yoğun geçtiği topraklarda dünyaya gelmiş muhacir ve fakir bir ailenin vatan evladı olarak, "iğreti hayatlar" ne demektir ve bu iliklerimize kadar nasıl işleyip sirayet etmiş ve tüm sosyo-genetik kodlarımıza kadar nasıl nüfuz etmiştir konusuna dair sosyolojik tespitimi bir AVM'nin Food Court'unda yemek yemeye çalışırken orada bir masaya ilişmeye uğraşırken tesadüfen fark ettim... Aslında içimi acıtan kendime dair bir tespit oldu bu... İnsanoğlu - son tahlilde - bir tür pişmiş bir yiyecek gibi. Siz isterseniz bu ürüne peynirli gözleme dey...
Cam Kalpli Sevgiliye Cam kalpli sevgilim! Aşk'ın en güzel hali sensin. Kristal berraklığında Dingin bir su duruluğunda Ürkekçe atar Güzeller güzeli kalbin. Cam kalpli sevgilim; Tertemiz ve lekesiz İçi dışı; özü sözü birsin. Ne fazlasın; ne eksik Aradığım kalp sendin. Yerini buldun. Hoş geldin Bu kalbin tek sahibi sensin... Cam kalpli sevgilim Her tür kötülükten Yalandan ve dolandan uzak Sımsıcak ısıtacak bizi Camdan ve berrak kalbin Bu yorgun kalbi de saracak... Küçük bir çocuk kalbi atar Minik bir serçenin göğüs kafesinde Ne riya, ne yalan; ne de bir karaltı Var bu şeffaf yüreğinde Ne isen zaten o'sun sen; Tertemiz ve berrak bir aşkın Konulmamış adısın sen... Biliyorum elbette Zordur göğsünde Camdan bir kalp taşımak Ne ağır bir yük aslında Her an kırılgan ve narin Hassas ve yaralı bir kalbi Kırmamak gerekir Zorlayıp çatlatmamak. Cam kalpli sevgilim Pamuklara sarıp Seni öyle sevmek isterim İncinmesin ve kırılm...