Pazar Yazıları No: 061 Alimin Ölümünün Ardından Kendimize Nasihatler Biraz önce salondaki kütüphanemde yer alan kitaplara bakarken hiç Ilber Ortaylı'ya ait kitap almadığımı fark ettim. Felsefe, edebiyat, düz yazı, ders kitapları arasında gezindi gözlerim ama pek tarih kitabım yokmuş onu fark ettim. Doksanlı yılların ortasında Bilkent Üniversitesi Insani Bilimler ve Edebiyat Fakültesinde çok genç bir hoca olarak çalışırken fakültemize öğretim görevlisi olarak, Amerika'dan (Princeton University) Talat Sait Halman (Türkiye’nin ilk kültür bakanı) gelmişti. Tanışmış ve sohbet etmiştik (o da ayrı bir anekdot). Sonra da dünyaca meşhur tarihçi Halil İnalcık geldi 90larına merdiven dayamıştı o günlerde bile. Aynı binada ve aynı koridorlarda bu isimlerle yanyana çalışmak bile onurdu. Başkent Üniversitesinde iken de Ilber Ortaylı misafir konuşmacı olarak gelmişti. Her zaman ki gibi nüktedan ve ince ince fırça atarak dinleyicilere. Ankara Mülkiye'de iken İlber Hoca ile ya...
Savaş Tamtamları Pazar Yazıları No: 060 Düne kadar (başka bir milat olan 28 Şubat) Pazar Yazıları bağlamında hayat yoldaşlığı ve yeniden aşk başlıklı bir konuda yazı yazmak vardı kafamda ve anahatları da netleşmiş idi zihnimde. Lakin, peş peşe gelen haberler ile dün saatlerce yorum okudum ve yorumcuları dinledim Türkçe ve İngilizce kanallardan. En son 6 Şubat depreminde saatlerce ve sonrasında bir kaç gün televizyondan haberleri izleyip hüngür hüngür ağlamıştım, insanoğlunun çaresizliğine, ders almaz aymazlığına ve oradaki kaderin mağdurlarına... Bugün de aynı hisler var kalbimde. O zamandan beri televizyondan haber izlemiyordum. Tamtam kelimesinin ilkel tınısını seviyorum. Bu kelimeyi zannederim ilkokulda küçük bir çocukken H. Rider Haggard'ın Kral Süleyman'ın Hazineleri adlı macera romanında duymuştum ilk kez. Kahraman (sözde arkeolog) Alain Quatermain'in Tevrat'ta bahsi geçen israiloğulları'nın zengin (peygamberi) Süleyman'ın efsanevi Afrika alt...