Savaş Tamtamları Pazar Yazıları No: 060 Düne kadar (başka bir milat olan 28 Şubat) Pazar Yazıları bağlamında hayat yoldaşlığı ve yeniden aşk başlıklı bir konuda yazı yazmak vardı kafamda ve anahatları da netleşmiş idi zihnimde. Lakin, peş peşe gelen haberler ile dün saatlerce yorum okudum ve yorumcuları dinledim Türkçe ve İngilizce kanallardan. En son 6 Şubat depreminde saatlerce ve sonrasında bir kaç gün televizyondan haberleri izleyip hüngür hüngür ağlamıştım, insanoğlunun çaresizliğine, ders almaz aymazlığına ve oradaki kaderin mağdurlarına... Bugün de aynı hisler var kalbimde. O zamandan beri televizyondan haber izlemiyordum. Tamtam kelimesinin ilkel tınısını seviyorum. Bu kelimeyi zannederim ilkokulda küçük bir çocukken H. Rider Haggard'ın Kral Süleyman'ın Hazineleri adlı macera romanında duymuştum ilk kez. Kahraman (sözde arkeolog) Alain Quatermain'in Tevrat'ta bahsi geçen israiloğulları'nın zengin (peygamberi) Süleyman'ın efsanevi Afrika alt...
Masumiyet Müzesi Üzerine Pazar Yazıları No: 059 Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Yeniden yazmak güzel geldi hem de keyifleizlediğimbir film üzerinden kalemi tekrar ele almak... Toplam üç gündür, derslerden, kitap okumalarından ve iftardan arta kalan zamanlarda Netflix'in gözde dizisi Masumiyet Müzesi'ni izliyordum. Yaklaşık dokuz saatlik bir mesai sonrası çok keyifle izlediğim bu diziyi bitirdim dün gece yarısı... Biliyorsunuz 8,5 bölümlük bu mini dizi Orhan Pamuk’un eski İstanbul ile ilgili en sevilen romanlarından biri - her ne kadar değerli yazarımız bu kitabını deneysel bir yapıt olarak addedip çok iyi edebi bir eseri olarak görmese de - Türk izleyicisi epeyce sevdi ve popüler kültürün en çok konuşulan eserlerinden biri oldu son günlerde. Çukurcuma'da 2012den beri var olan deneysel müze konsepti de ziyaretçi akınına uğruyormuş şu günlerde bu film nedeniyle. Doğrusunu söylemek gerekirse ben çok beğendim bu kitap uyarlaması. Orhan Pamuk eserler...