Ana içeriğe atla

Kalp Rehincisi

Şiir
Kalp Rehincisi 
20.08.2023 Pazar
Ankara 

Kalbim rehin...
Sen de dursun.
Bırak orada ...
Öylece seninle dursun.

Sana verdim kalbimi,
Onu sarıp sarmala; 
Kırmadan sakla. 
Yeri belli, sakın satma ve atma! 

Biliyorum yaraları, bereleri var...
Kırıkları ve belki de çatlakları. 
Öyle vermiştim sana.
Olduğu gibi sakla...

Sakın kırıklarını yapıştırma!
Sadece onu daha da çok kırma!
Benim kalbim o: hassas ve narin,
Yaraları bildiğinden çok daha derin. 

Sende dursun,
Huzurla uyusun. 
Uyandırma. 
Yerini, yuvasını bilsin. 

En güzel yere koy onu. 
Anahtarını sadece senin bildiğin.
Kimseye yerini göstermediğin;
Tek kilitli 'kalp evinin'. 

Biliyorum, sen bir rehincisin!
Çıkartıp yerinden verme onu, 
Evet, onu sana teslim eden benim.
Ama bil ki o kalp yine de benim.

Arada kilidini açıp, bir bak!
Kulak ver, nasıl attığına,
Sen anahtarı her çevirdiğinde,
Senin için ne kadar çok çarptığına...

Herkesin rehin vereceği
Bir kalbi var aslında. 
Ne kadar bizi korkutsa da, 
Her kalp için atan tek bir yürek var...

Alıcı aramıyorum;
Üstüne yazma sakın!
"Kelepir kalp var!"
Kırık ve bitkin...

Tek alıcısı var onun. 
O hep sana rehin.
Kim isterse istesin.
De ki o benim! O da benim.

Evet onun sahibi sensin!
Kalplerin efendisinin.
Ne denirse densin.
Rehineci sensin. 

 







Bu blogdaki popüler yayınlar

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...

Bir Pazar Kahvaltısı

Bir Pazar Kahvaltısı  Pazar Yazıları No: 027 Bugün güzel pırıl pırıl ama kasvetli bir Pazar sabahı Ankara'da. Hava açacak birazdan biliyorum. Yeni başlayacak olan yoğun bir haftanın habercisi bugün.  Tatilin son günü. Sabahın erken saatlerinde üniversite sınavına hazırlık koşturmacasına başlayan oğlumu dershanesine bıraktım ve bir U dönüşü ile hemen eve geri döndüm.  Balkonumdan kızıllı morlu yapraklı rengarenk ağaçların kümelendiği yemyeşil koruluğa şöyle bir baktım. Önümde uzanan suni uydukentin yüksek binalarının arasında, karşımdaki tepede göğe yükselen mimari harikası şadırvanlı ve dört minareli cami külliyesine selam verdim uzaktan...  Sonra bir gün önceki sağanak yağmur sonrası gelen tertemiz havayı ciğerlerime çektim. Balkondaki raflarda rengarenk saksılara dizilmiş bitap düşmüş çiçeklerime baktım. Yeniden canlanmaya ihtiyaçları vardı. "Benim gibiler..." diye geçirdim içimden. Kaderdaşlarım benim... Soğuk ve karlı bir Ankara Mart'ında bilmem kaçın...