Ana içeriğe atla

Yapay Zekanın Yazdığı Kısa Öykü ve Çizdiği Resim

Yapay Zeka Tarafından Yazılan Kısa Öykü ve Çizdiği Resim

YAPAY ZEKAYA VERDİĞİM ÖYKÜ KONUSU:
Ey GPT bana bu konuda bir yazı yaz: 
Hayata Stoacı bir bakış açısıyla bakan ancak güzel bir akşam üstü intihar etmek isteyen melek kanatlı bir Türk genci hakkında bir tren imgesi kullanarak kısa bir hikaye yaz bana.

YAPAY ZEKANIN ÜRETTİĞİ KISA ÖYKÜ (8 SANİYEDE!)
İstanbul'da güzel bir akşamdı ve hava, uzaklardan gelen kahkaha sesleri ve yakındaki bir trenin hafif takırtısıyla doluydu. Murat şehrin en yüksek binasının tepesinde durmuş, önünde uzanan güzel gün batımını seyrediyordu.  O diğerlerinden farklı bir adamdı, çünkü solmakta olan ışıkta altın renginde parıldayan bir çift meleğe benzer kanadı vardı.

Murat bir Stoacıydı ve bu nedenle hayatın her biri bir önceki kadar anlamsız, gelip geçen bir dizi andan başka bir şey olmadığına inanırdı.  Uzun zaman önce yaşamanın anlamsız olduğu sonucuna varmıştı ve şimdi, bu güzel akşamda kendi hayatına son vermeye karar vermişti.

Binanın kenarına kadar çıktı, unutulmaya doğru son adımı atmaya hazırlanırken serin esinti tüylerini dalgalandırıyordu.  Ama aşağıdaki işlek caddelere baktığında, içinde bir merakla karışık bir  sızıyı hissetmekten de kendini alamadı.  Gökyüzünün özgürlüğünü gerçekten deneyimlemek için uçmak nasıl bir şey olurdu?

Tam o sırada uzaktan takırdayan tren aşağıdaki istasyona yanaştı ve Murat yolcuların inmesini izledi.  Kısa bir an için, hepsi kendi hikayeleri ve mücadeleleri olan, hayatlarına devam eden bu insanlarla bir bağ hissetti.

 Ve o an Murat'ın içinde bir şeyler değişti.  Hayatın birçok zorluğuna ve hayal kırıklıklarına rağmen yaşamaya değer olduğunu anladı.  Kenardan geri çekildi, kalan zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye kararlıydı.  Kanatlarını güçlü bir şekilde çırparak, aşağıdaki dünyanın özgürlüğünü ve güzelliğini kucaklayarak gökyüzüne yükseldi.

YAPAY ZEKADAN YAPMASINI İSTEDİĞİM RESİM KONUSU:
Akşam balkonunda oturan, melek kanatları olan, Rönesans tarzında genç bir adam resmi çizer misin?

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Kalbin Anahtarı

Kalbin Anahtarı  Kilitledim kalbimi Tek anahtarı elimde... Açıldım bir tekneyle  Dalgalı engin denizlere... İlerledim pupa yelken Köpüklü dalgalar peşimde;  Bir koy aradım önce  Yakamozlar eşliğinde  Durdum bir adanın Kuytuluk gölgesinde. Tan vaktiydi zaman: Hayat yeni güne gebe...   Ustarmaçada çırpıntı sesleri  Minik balıklar sabah gezmesinde... Çapayı bıraktım derine; sakince. Kaloma mesafesince gitti en dibe... Sustu zincir şakırtıları  Ellerim küpeştede  Kemereye dokundum Sıcacıktı anahtar elimde... Son kez baktım  Kalbimin kilidine Ve fırlattım anahtarını Alabildiğince ötelere... Süzüldü havada önce... Suda halkalar oluştu  Peş peşe ve sonra Kayboldu anahtar  Sonsuz mavilikte... Durdu zaman Duruldu mekan Hemhal oldu  Ezel ve ebed İşte o an... Süzülen bir martı kadar Özgürdü artık yüreğim  Yok bir bekleyenim; Ne de beklediğim.. Gönlüm dingin  Gönlüm müebbette  Huzur içindeyim Kalbim emin ell...