Ana içeriğe atla

Dövmeciniz Geldi

Dövmeciniz Geldi 
İnsanlar Neden Vücutlarına Dövme Yaptırıyor?

Bu sabah yine hızlı hızlı sosyal medyada eski tabirle oradan oraya "zaplarken" ve görüntüleri tüketirken; karşıma bir dövme reels'ı çıkardı Instagram efendi. Aslında ikonlar ve logolarla ilgili bir tasarım veya bir tür çizim arıyordum. Ama IG algoritması karşıma İngiltere'deki bir dövme sanatçısının (serzeniş ile zannederim) bir kadın müşterisinin omuzuna ve biraz daha geniş bir alana yayılmış pek çok çiçek/ petal/ lotus deseni üzerinde nektar toplamaya çalışan ince uzun gagalı bir arı kuşu dövmesi paylaşımını gördüm. Çok estetik görünen (şimdilik!) siyah beyaz dövme resmine bakınca - oldukça geniş bir bölgede upuzun bir ameliyat kesiği çizgisi olduğunu fark ettim. Upuzun bir ameliyat kesiği. Çiçekler ve arı kuşu tasarımı ameliyat izini (muhtemelen mastektomi) çok estetik biçimde kapatmıştı. 

Bu resim beni tekrar düşündürdü bir pazar sabahı. Uzun süredir yapılma ve yaptırma nedenini zaten düşündüğüm konulardan birisi idi dövme yapılması konusu. Hem erkek hem kadın yakın tanıdıklarım öğrencilerim arasında sık sık dövme yaptıranlar var; irili ufaklı, küçük büyük, farklı sembolleri, kişisel anlamları, isyanları ifade eden, çok farklı hikayeleri, amaçları, kişiye hissettirdikleri, geride bıraktığı anıları, pişmanlıkları, anlık çıkışlar sonucunda olanları, aylarca yıllarca düşünülmesi sonucunda karar verilip yapılanları, bizzat kendi tasarımları çizdilerilerek yapılanları, bir anlık hezeyanla hiç düşünülmeden yaptırılanları da var. Vücudun çok farklı yerlerine - görünür ya da görünmeyen. Bir tür ifade ediş biçimi - belki de bir isyan ediş biçimi bazen. 

Zannederim, temelde dövme yapılması konusunda dört veya beş önemli sebep var gözlemleyebildiğim kadarıyla. Aslında bu konu ilk kez dikkatimi 5-6 yıl kadar önce Dan Brown'ın Kayıp Sembol adlı kitabını okurken dikkatimi çekmişti. Orada Solomon adlı antogonist bir karakter vardı. Sert adamlardan birisi. Vücudu değişik dövmelerle kaplı. Masonluk ve ezoterik inisiyasyonlar sosuyla renklendirilmiş baskın tipik bir roman karakteri... 

Orada bir tespit yapıyordu yazar dövme konusunda. Vücudu bir tapınak; bir tür mabed gibi görüp onu dilediği gibi şekillendirme ve tabloya dönüştürme irade ve hürriyetinin büyüklüğü ve bunun felsefesi üzerinden sembolizm, okültizm vb konulara geçiş yapılıyordu romanda - hatırlayabildiğim kadarıyla elbette! Yazarın en önemli tespitlerinden biriydi bence bu kadar kitabı içerisinde... Dalgalar ve Dövme adlı bir öykü yazmıştım beş altı ay önce ben de... Tamamen tesadüfler üzerine kurulu gerçek bir tesadüf öyküsü idi dövme konusu o kısa öyküde.. 

Daha önce bu mecradan bu konuyu yine yazmış ve bir kaç kişiden de bizzqt huradan görüş almıştım - ne yazısı yazdırırdınız kalıcı olarak 'mabedimsi' bedeninize diye sorarak? Bence insanların dövme yaptırmayı seçmesinin birçok nedeni var.  En yaygın olanlarını becerebildiğim kadarıyla aktarmaya çalışacağım - bireysel - sosyolojik - kültürel - estetik ve bazen de mecburen tıbbî açılardan (yukarıda anlattığım gibi) dövme yaptırıyor milyonlarca insan... Batıda eski çağlara oranla artık inanılmaz yaygın - özellikle sanatçılardan etkilenme sonucunda - bizde de çok hızla artıyor. 

Birincisi kendini kişisel olarak ifade etme arzusu tetikliyor dövme işini: Bazı insanlar kendilerini ifade etmenin veya bireyselliklerini özgürlüklerini - kutsama ve kutlamanın bir tür yüceltmenin yolu olarak dövme yaptırıyor bence (Dan Brown'ın tespiti gibi - benim bedenim - benim mabedim çıkışı zannederim). O dövme, o kişi için önemli olan bir şeyi (belki isyanı belki de özgür kişisel irade ve ifadeyi) temsil etmenin en anlamlı çıkış yolu olabilir. Ben buyum ve siz de bunu görün! Bedenime hakimim - bana karışamazsınız ben özgür bir bireyim demenin (sessiz) çığlığı bazen... 

İkincisi birini yada bir olayı hatıralaştırma çabası olabilir: Bazı insanlar, birini çok sevdiğini göstermek için ya ismini yazdırarak ya da o kişiye dair bir şeyi resmettirerek yapıyor bunu. Çocuğunun ismini - sevgilisinin adını - baş harflerini vücuduna kazıtan yakın arkadaşlarım ve tanıdıklarım var. Bazen sevgi bazen de bir ispatın tezahürü demenin bir yolu dövme. Senin için bedenimi değiştirdim - sevgimin gücü - demek belki de... Bazen maalesef ölen sevdiklerini onurlandırmak veya hayatlarındaki önemli bir olayı hatırlamak için dövme yaptırıyor bazı insanlar - hatırlama unutnama çabası - biraz da pişmanlık ve üzüntü birikintileri var o mürekkep damlalarında belki kim bilir? 

Üçüncü konu ise kültürel hatta dinî önemle bile olabilir: Bazı kültürlerde dövmeler, önemli geçiş - inisiyasyon törenlerini işaretlemenin veya belirli bir gruba üyeliği sembolize etmenin geleneksel bir yolu olabilir. Yezidilikte ve Yakuza tarzı mafyatik gruplarda veya alt sosyal gruplarda Latino veya siyahi getto çetelerinde görülen tarzda bir tür kabul görme çabası ya da o alt kültürün bir parçası olduğunu haykırma isteği. En çok yapılan dövmeler arasında haç sembolünün yaygın olması boş yere değil. Neden bilmiyorum ama İslam alimleri bu konudan uzak duruyor. Kuran'da elbette doğrudan ifade edilmiş bir yasak yok. Monoteist inanç kitaplarının bu tür ufak detaylarla ilgilenmesi fazla yaptırımcı olurdu zaten... Gerçi Müslüman Kuzey Afrika'da dövme yaptırmak bir tür kabile geleneği öte yandan? Tuaregler? Berberiler? Aslında abdest ile ilgilendirilmesi - hangi nas'a binaen bilmiyorum -  ama neredeyse haram diyen bir uç bile var muhafazakar cenahta... 

Dördüncüsü tamamen estetik nedenler ile olabiliyor: Bazı insanlar sadece dövmelerin estetiğinden ve vücutlarında görünme biçimlerinden hoşlanıyor. Ayak bileğinde minik bir kalp, omuzda küçücük bir lotus çiçeği. Bir kaç milimlik deniz atı veya deniz yıldızı gibi... Bazen de tüm sırtı saran renkli bir bahçe? Bazen dövme bir tür moda akımı veya ünlülere özenti de olabilir. Birilerine öykünme sonucunda estetikle birleşebilir dövme yapılmasının amacı. Bazen o estetik dokunuşlar psikolojik olarak kişinin kendini güçlü hissetmesini de sağlayabilir. Kaplan, ejderha, leopar, pençe, kobra, aslan başı dövmeleri örneğin. Bazı insanlar için dövme yaptırmak, kendini daha güçlü, estetik olarak daha hoş ve kendinden emin hissetmenin bir yolu olabilir. Ameliyat, yara, yaralanma, doğum lekesi veya yanık izini dövmeyle kapatarak özgüven geri alınabilir. Bir tür psikolojik kalkan bile olabilir bir dövme, değil mi?

Elbette herkesin dövme yaptırmak için kendi kişisel nedenleri olduğunu unutmamak gerek ve yine elbette dövme yaptırmamak için de benzer pek çok sebep olabilir. Yalın ve sade kalmak da estetik kabul edilebilir - sonuçta beden yazarın dediği gibi bir mabet ise - bu mabedi nasıl yücelteceğine karar vermek de kişisel bir hak ve özgürlük netice itibariyle... 

Güzel ve estetik şeylerle karşılanacağımız bir hafta olsun... 

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...

Bir Pazar Kahvaltısı

Bir Pazar Kahvaltısı  Pazar Yazıları No: 027 Bugün güzel pırıl pırıl ama kasvetli bir Pazar sabahı Ankara'da. Hava açacak birazdan biliyorum. Yeni başlayacak olan yoğun bir haftanın habercisi bugün.  Tatilin son günü. Sabahın erken saatlerinde üniversite sınavına hazırlık koşturmacasına başlayan oğlumu dershanesine bıraktım ve bir U dönüşü ile hemen eve geri döndüm.  Balkonumdan kızıllı morlu yapraklı rengarenk ağaçların kümelendiği yemyeşil koruluğa şöyle bir baktım. Önümde uzanan suni uydukentin yüksek binalarının arasında, karşımdaki tepede göğe yükselen mimari harikası şadırvanlı ve dört minareli cami külliyesine selam verdim uzaktan...  Sonra bir gün önceki sağanak yağmur sonrası gelen tertemiz havayı ciğerlerime çektim. Balkondaki raflarda rengarenk saksılara dizilmiş bitap düşmüş çiçeklerime baktım. Yeniden canlanmaya ihtiyaçları vardı. "Benim gibiler..." diye geçirdim içimden. Kaderdaşlarım benim... Soğuk ve karlı bir Ankara Mart'ında bilmem kaçın...