Ana içeriğe atla

MELEK

Melek

...

Bazen bir melek girer hayatınıza;

Gülümsemesi bol, sohbeti tarifsiz.

Kalbinizdeki yeri bambaşka ve benzersiz,

Ömrünüze kattığı saadet ise tamamen eşsiz. 

...

Evet, bir melek girer hayatınıza; 

Hayat dolu ışıl ışıl parıldar gözleri, 

Yükseltir ve uçurur tüm hayat enerjinizi,

Mutluluk verir o tatlı, yumuşacık sözleri...

...

Bir melek girer hayatınıza;

Konar ve yuva yapar kalbinizin tahtına,

Kanatlarını uzatır boydan boya...

Kurulur ve yerleşir bahtınıza.

...

Bir melek girer dünyanıza. 

Bırakır gidersiniz öylece...

Gülümseyerek her şeyi arkanızda, 

Hep o olsun istersiniz yanı başınızda...

...

Bir melek girer dünyanıza;

Asla gitmesin istersiniz.

Hep yüzü gülümsesin 

Neşesi hiç bitmesin. 

...

Ve o melek gelir, konar ruhunuza;

Candan bir can daha katar aşkınıza. 

Üzmek ve kırmak istemezsiniz onu;

Dersiniz ki olmasın bu aşkın sonu...

...

Asla dokunmak istemezsiniz; 

Hassas ve kırılgan kanatlarına.

Narindir onun kalbi ve sizi çok sevmiştir

Uçmayı unutan yüreği avucunuzda...

...

Bir melek iner yanı başınıza 

Sokulur, başını koyar omzunuza.

Gökten yeni düşmüş gibidir 

Sapsarı saçları dokunur alnınıza. 

...

Ve bir buse kondurursunuz;

O masum sürmeli göz kapaklarına. 

Ve mühürlersiniz sonsuz aşkınızı 

İki kızıl dudağının arasına... 

...

Kanatları haraketlenir meleğin, 

Işıldayan pırıl pırıl gözleri gezinir;

Yılların yorgunu kirpiklerinizde;

Ve aralanıyor dudakları usulca;

...

Ve der ki: Ey sevgili,

Ben senin için vazgeçtim

Artık kanatlarımdan 

Sakın kırma, sakın ha kanatma onları! 

...

Evet biliyorum ki sen bir fanisin; 

Her kul gibi bir ölümlü... 

Bedenin kürre-i arza gömülü...

Benim kalbim artık senin ile örtülü...

...

Ve melek toplar kanatlarını arkasında, 

Usulca sokulur ve gelir en yakınıma: 

Gözlerini gezdirir uzaktaki bulutlarda...

Ve şöyle der bakarak engin ufka:

...

Yapabilirsin sen de herkes gibi bir hata...

Beşersin sen de; bir fanisin sonuçta.

Unutma ki ben bir meleğim ve 

Hala uçabilirim kanatlarımla. 

...

Ama Aşk'ımıza bunu asla yapma!

Senin için kanatlarını söküp atan

Bu güzel meleğe yeni kanatlar yapma. 

Bırak artık onu uyusun omzunda... 

...

Zaman erisin senin koynunda...

Delice atan yüreğin,

Bedenimi saran bedenin

Yeni yuvam olsun bana.

...

Ey sevgili melek!

Der adam, bakarak, 

Yerde yatan kanatlara...

Sonsuz bir aşkla aşığım ben sana...

...

Nevfel Baytar 

6 Aralık 2023

Ankara.







 





 


 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...