Ana içeriğe atla

Aşkın ABC'si

Aşkın ABC'si


Bir gün 

O hep beklediğin Aşk 

Çıkıverir aniden karşına 

Değişir her şey o an;

Unutursun tüm bildiklerini:


Aşk'a dair sarf edilmiş 

Klişe sözleri ve replikleri...

İçi boş şatafatlı kelimeleri

Sevdiğini zannettiğin 

O sıradan Aşk namelerini...


Ve silersin Aşk'a dair 

Ne var ne yok 

Tüm zihnindekileri...

Ve yeniden öğrenirsin

Sil baştan her şeyi;


Aşk'la delice sevmeyi;

Yüreğindeki yitik Aşk'ı 

Onunla bas başa keşfetmeyi... 

Silersin aklından tek tek

Bir zamanlar kaybolduğun tenleri

Ve zihninde yok olur tek tek bedenleri...


Bir çocuk olursun onunla 

Yüreğin bir başka atar yanında 

Çıkacak gibi olur kalbin yerinden;

Onunla değişmiştir artık tüm evren...


Aşık olmayı öğrenirsin - sıfırdan; 

Sevilmenin tadını keşfedersin sonra 

Parmaklarını hissedersin 

Eli gezinirken sırtında ve boynunda

Buseler bir iner bir konar omzuna...

 

Ve Aşk gerçek anlamına ulaşır

Değişir sıradan dünyan, 

Yeniden doğarsın bambaşka bir hayata

Geceleri Aşk'la yatar ve yeniden

Aşk'la uyanırsın sabaha...


Aşkın ABC'sini öğrenirsin onunla

Başlarsın sevgiyle bir bedene dokunmaya

Olur olmadık yerlerde sevişip koklaşmaya

Her fırsatta onunla birlikte olmak için 

Ergen aşıklar gibi fırsatlar kollamaya...


Sonra; saygıyı ve sevgiyi

Şefkati ve özeni ve 

Bir bebek gibi birine 

Yeniden güvenmeyi

Öğrenirsin onunla...


Kısaca:

Sil baştan yazarsın 

Yeniden ve sadece onunla 

Aşk'a dair her şeyi ama her şeyi

En baştan yaşamaya...


Nevfel Baytar 

13 Ağustos 2025

Ankara...




Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...