Ana içeriğe atla

Seni Uzaktan Sevmek

Seni Uzaktan Sevmek


Seni uzaktan sevmek;

Kalbim ve ruhumla 

Seni tutkuyla sevmek demek,


Duyamasam da kokunu,

Dokunamasam da ellerine

Silemesem de tuzlu gözyaşlarını

Yine de çok güzel şeymiş be;

Seni uzaktan sevmek...


Seni uzaktan sevmek,

Esen her rüzgarda 

Saçlarını hissetmek, 


Aşkın ile baharda 

Yeniden filizlenmek,

Kışın avuçlarımda 

Sıcacık ellerini tutabilmek...


Yazın bir sahil kasabasında 

Birlikte güneşi içine çekmek 

Sonbaharın renklerini 

El ele seyretmek. 


Güzel şey seni be

Uzaktan da olsa seni sevmek...


Seni uzaktan sevmek;

Her zerreni içimde hissetmek;

Çiçeklerin buğusuna dokunup;

Papatyalardan taçları 

Gülden goncaları  

Lavantadan buhurları - yani;

Tenindeki tüm kokuları 

Arzuyla içime çekmek 

Güzel şey be 

Uzaklardan bile olsa 

Seni çok sevmek!


Olmasa da varlığın yanımda 

Yürürken yan yana; 

İki elinle tutunup sağ koluma

Başın arasına düşer omzuma 

 Ve uçuşan saçların dokunur alnıma.


Gözlerinde kaybolurum o anda

Erir yüreğim kalp atışlarınla...

Yine yeniden aşık olurum sana

Uzaktan da olsa...



Bil ki ey uzaklardaki sevgili...

Mesafeler ve yollar dokunmaz bana...

Varlığın ile erir zaman

Kavuşur ruhlar ve bedenler; 

Ve birleşirler bu fanî hayatta...


İşte o an yok olur kainat ve zaman...

Bil ki ey uzaktaki yakın sevgili!

Yanımdır; yanı başımdır senin yerin...

Kalbimin orta yeridir asıl evin.


Nevfel Baytar 

21 Haziran 2025

Ankara


Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...