Ana içeriğe atla

Paralel Evren

Paralel Evren


"Bir şiir yazdım sana",

Dedi, kadın adama, 

Bu olmadı. 

Belki başka bahara...


"Duymak isterim", dedi

Kalbi yorgun adam...

Belki de kalmaz,

Başka, bambaşka baharlara?


"Anla kalbimdekini" dedi kadın

Sana olan hislerimi...

Derinlerde gizlediğim

Girift birlikteliğimizi:


Duy bana neler hissettirdiğini;

Nelerin kalbimden,

Kayıp, sökülüp gittiğini;

Sadece dinle şimdi beni:


"Bir sen vardın o evde, bir de ben.

Gün doğumunda dalardık uykuya geceden

Yüzüme yine böyle güzel bakardın;

Sözlerin gelirdi, beni seven kalbinden....


Bir sen vardın orada, bir de ben...

Dünya susar, zaman yavaşlardı içimizde;

Fincanda soğuyan kahvenin hatrında,

Bir ömür saklanırdı belki gizlice, derinden...


Evet, bir sen vardın, bir de ben —

Yaşadığımız hiçbir şeye benzemeyen

“Yeter!” ya da “Kırdın beni” demeden,

Yalnızca aşk ve tutkudan söz edilen...


Sen ve ben, ben sen, sen de ben —

El ele yürünürdü orada, yeniden yeniden

“Neresi orası?” dersen…

Adres: Paralel Evren..."


Bir gri tel düştü yere - kendiliğinden 

Adamın yere bakan derin çizgili yüzünden,

Bir iki damla süzüldü yanaklarından...

Ve kaldırdı başını yerden;


"Gök, ay, Güneş, yıldızlar ve evren",

Hepsi bir yanılsama...

Gerçek olan ise;

Paralel Evren'deki sen ve ben...


Nevfel Baytar 

Haziran 2025

Ankara.


Bu blogdaki popüler yayınlar

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Kalbin Anahtarı

Kalbin Anahtarı  Kilitledim kalbimi Tek anahtarı elimde... Açıldım bir tekneyle  Dalgalı engin denizlere... İlerledim pupa yelken Köpüklü dalgalar peşimde;  Bir koy aradım önce  Yakamozlar eşliğinde  Durdum bir adanın Kuytuluk gölgesinde. Tan vaktiydi zaman: Hayat yeni güne gebe...   Ustarmaçada çırpıntı sesleri  Minik balıklar sabah gezmesinde... Çapayı bıraktım derine; sakince. Kaloma mesafesince gitti en dibe... Sustu zincir şakırtıları  Ellerim küpeştede  Kemereye dokundum Sıcacıktı anahtar elimde... Son kez baktım  Kalbimin kilidine Ve fırlattım anahtarını Alabildiğince ötelere... Süzüldü havada önce... Suda halkalar oluştu  Peş peşe ve sonra Kayboldu anahtar  Sonsuz mavilikte... Durdu zaman Duruldu mekan Hemhal oldu  Ezel ve ebed İşte o an... Süzülen bir martı kadar Özgürdü artık yüreğim  Yok bir bekleyenim; Ne de beklediğim.. Gönlüm dingin  Gönlüm müebbette  Huzur içindeyim Kalbim emin ell...