Ana içeriğe atla

Yeni Yıl Kararları

Yeni Yıl Kararları 

Pazar Yazıları No: 018



Yeni yıla iki gün içerisinde girmiş olacağız. 21. yüzyılın birinci çeyreğine merhaba diyerek koca bir yüzyılın dörtte birini de tüketmek üzereyiz...


İngilizce kurslarına gidenler - veya dil eğitimi alanlar bilir. Gelecek zaman (Future Tense) öğrenilirken bazı ders kitapları okuma veya dinleme metni olarak "New Year's Resolutions" başlığı altında gelecek zamanı farklı insanların ağızlarından aktarmaya çalışırlar.  


Diğer bazı dillerden ve belki de dil ailelerinden farklı olarak İngilizce'de gelecek zamanı veren farklı yapılar mevcuttur. Kesin, planlanmış ve/veya kaçınılmaz gelecek zamanı ifade etmek için "going to" yapısı kullanılır.  Örneğin: "I have bought the plane tickets; we are going to see Italy next Saturday" gibi. Yani "biletleri aldım haftaya ... a gidiyoruz" gibi... Biletlerin alınmış olması bu cümleyi 'going to' yapısıyla kullanmayı tercih etmeniz gerektiğini ima eder; bir sınavda soru çözüyor iseniz....


Ancak bizde (şark kültürü ve kafasında) böyle bir zaman mevcut değildir. Kesin gelecek zaman yoktur. Örneğin Arapçada (hiç bilmiyorum bu arada) gelecek zamanı vermek için kullanılan 'muzari' fiilin hem geniş zamanı hem de aynı zamanda gelecek zamanı içerdiği ifade ediliyor. Yanlış bilgi veriyorsam lutfen düzeltiniz... 


Dilbilim dersi alırken de aynı ifade kullanılmıştı. Bazı diller de doğrudan gelecek zaman yoktur onun yerine geniş zaman (bazı zaman zarfları vasıtasıyla) kullanılır. Aslında bu Türkçe de dahil, çoğu dilde de mevcut bir durum. "Haftaya yeni bir yıla giriyoruz!" örneğinde olduğu gibi. Zannederim bu nedenledir ki Arapçada kullanılan ahirete dair ayetler (genelde) muzari fiil ile yapılıyor imiş- yani bu durum yaşanacak hissini kutsal kitabı okuyanlara daha iyi verebilmek için. 


Ama ilginçtir ki İngiliz dilinde gelecek yıl kararları - muhtemelen niyet (intention) kategorisine girdiği için genelde "will" yardımcı yapısı ile kullanılıyor. "Next year, I will do more exercise!" örneğinde olduğu gibi. Yani gelecek yıl daha çok spor yapacağım... Elbette cümleyi kuran kişi olarak bu konuda çok net ve jesin planlarınız var ise - elbette bunu "going to" yapısıyla kullanabilirsiniz. Kesinlikle daha çok spor yapacağım demiş gibi olursunuz. 


Genelde yeni yıl kararlarında daha somut örnekler verir İngiliz dili kullanıclarıa: "*Sigarayı bırakacağım. *Daha çok kitap okuyacağım. *Daha az sosyal medya kullanacağım. *Beni mutlu edecek şeyleri daha çok yapacağım. *Kilo vereceğim. *Spora başlayacağım. *Yeni bir hobi edineceğim. *Ukulele ve bachata kursuna başlayacağım. *Toksik insanlardan uzak duracağım. *Daha erken yatacağım. *Daha az şeker tüketeceğim. *Yoga öğreneceğim. *Daha çok tasarruf yapacağım (galiba hepimizi ilgilendiriyor 😉). *Daha çok seyahat edeceğim. vs vs...


Bunların çoğu somut şeyler. Komik bir sosyal medya video paylaşımda gördüm dün: "*Akıl sağlığımı koruyacağım. *Kredi kartlarımın faizlerini çok geciktirmeyeceğim. *Hayatta kalacağım. *Bu yılı da anlatacağım inşallah!" minvalinde ifadeler idi...Bu da başka bir bireysel gerçeklik tabiki 👍.


Kendi adıma zannederim çok yeni bir şeyler yok gibi... Nostradamus amca kadar öngörülü olamasam da, 2025 nedense bana 2030'da yaşayacağımız son dönemeçten önce bu yüzyılın en uzun yılı olacak gibi geliyor. Bunu zaman gösterecek. 


Ama geleceğe dair plan yapmak her zaman ama her zaman iyidir. İnsanı aklen ve bedenen zinde tutar. Bir yol haritası çizer insana. Gelecek algısı olan ender yaratılmışlardan birer fani olarak bizi ayakta tutar bu niyetler ve arzularımız. Hele bunu yazılı ilan da ederseniz, olma ihtimalini bile arttırabilirsiniz. 


Benim listem basit galiba: ruhsal ve bedensel sağlığımı (inşallah) koruma isteğim dışında; yarım kalan bir kaç şeyi tamamlamak istiyorum... Galiba en çok da şu beş kelimeyi daha çok yaşamak olacak kişisel hedefim: 


itidal, dirayet, istikrar, huzur ve mutluluk.  ♥️ 


İngilizce ifade etmek gerekirse de: moderation, perseverance, consistency, serenity and bliss (ama içinde 'elation ve felicity' olanından 😊)... 


Ya sizin 2025te en çok duymayı ve yaşamayı istediğiniz beş kelimeniz veya beş sıfatınız nedir?  Paylaşırsanız sevinirim... Tarihe bir imza olarak burada dursun... Belki lazım olur...


Seneye bu vakitler buralarda olursak; bu beş kelimeye ne olduğunu kendi adıma anlatmak ve belki de yazanlardan da dinlemek iisterim. 


Mutlu yıllar herkese... Gerçekten güzel şeyler olsun hayatımızda. Tüm kalbimle: En çok da huzur dolu bir mutluluk... 


29.12.2024 Pazar

Ankara


Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...