Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Beş Yıl Sonraki Sen?

Beş Yıl Sonraki Sen? Yine sosyal medyada dolaşırken bir paylaşıma denk geldim. Beş yıl sonraki sen diye başlayan. Bu arada beş yıl yaşlanmış halimi yapay zekâ programı yaptı sağ olsun (bakınız "Oldify")...  Beş yıl sonraki seni belirleyen ve sana şekil veren şeyler arasında okuduğun kitaplar, görüştüğün insanlar, izlediğin filmler ve yoğun olarak yaptığın faaliyetler olacak deniliyor.  Ben kendime dair beklenti ve isteklerimi aşağıda sıraladım. Bu konuda yazmaya cesareti olanların planlarını yorum kısmına alabilirim. 2028 ve 2033 teki sen nasıl birisi olarak nerede olmayı hayal ediyorsun? Bekliyorum yorumları gerçekten. Bunu bir dil aktivitesi gibi kabul edin sadece... İyi bir hayat muhasebesi olduğunu göreceksiniz... Elbetteki doğru bir tespit. Ancak eklenmesi gereken bir kaç husus daha var ve bunlar hayata dair daha elzem şeyler.  Uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yapan ve idareci olmak kadar sınıf içinde olmayı da seven bir öğretmen olarak, gelecek zaman i...

Şiir: Elveda...

Elveda... Elvada,  Çekiyorum elimi ve eteğimi ve kendimi; Bu aymaz dünyanın beyhude dertlerinden.  Yoruldum; İnsanı anlama çabasından. Bildiğimi zannettiğim kurak sorulardan... Bıraktım,  Artık geride - beni üzenleri  Gamı, kasveti, dert ve kederi... Terk ettim, Onulmaz yaralarımı Ve o yaraların müsebbiblerini... Keşfettim, Yeni baştan; kırılgan yerlerimi, Yüreğimi dağlayan ama buna değmeyenleri... Geçtim,  Ve ilerledim ufka doğru, Topladım yerden kırılan hayallerimi. Aldım  Avucuma yerde savrulan küllerimi Taktım omzuma yepyeni parlak teleklerimi. Havalandım, Sakince çırparak kanatlarımı, Güneşe ve aya kilitledim gözlerimi. Kondum Yavaşça bir bulutun üstüne  Seyretmek için arz'daki kendimi. Gülümsedim, Çok büyüttüğüm dertlerime, Ne kadar da önemsizmişsiniz meğer dedim.  Sevindim, Kaybettiğimi sandığım izan'ımın Sapasağlam yerli yerinde durduğunu görünce.  Çırptım  Yeni kanatlarımı tekrar göğe;  Önümde beni bekleyen yeni...

O da sevecekti, işi çıktı galiba... Yoksa kesin o da severdi...

O da sevecekti, işi çıktı galiba... Yoksa kesin o da severdi...  Ne yürek yakan bir cümle.  Bu yazıyı bugün paylaşımlar arasında gördüm. Anonim bir söz. Duvar yazısı - graffiti gibi bir tarzda yazılmış. Yıkılmak üzere olan, sıvaları dökülmüş eski bir kagir binanın dış zeminindeki bir duvara yazılan türlerden bir yazı bu. Kenar mahallenin hayta delikanlısına inceden mesaj veren o eski evin mutsuz ve müzmin bekar kızının sitemi gibi sanki... Bunu yazan kız, erkek yada platonik aşkzede de biliyor ki - sevdiği başka biriyle şimdi. Ya da başka bir şehirde. İşi çıktı çünkü... İşi çıkmak - hepimiz de biliyoruz ki - bir kaç saatlik bir meşgale. Olsa olsa en fazla üç beş gün. Sevmeye engel olacak kadar uzun da değil. Olamaz da... Buradaki yürek dağlayan sitemi - iç çekişi hissetmemek mümkün değil. O kalp sızısı, o inceden derine saplanan ve orada düğümlenen bir onulmaz aşk acısı bu... Yakıcı bir o kadar da dağlayıcı.... Yürek burkan türden... Bu yazı gerçekten beni derinden...

Kafa Dağıtmak

Kafa Dağıtmak "Eve geldim. Anam diyor neye şehir dışına gittin. Kafa dağıtmaya gittim anne dedim. Nereye gitsen kafan seninle gelir öyle kafamı dağılır dedi. Sokrates yemin ederim." ALINTI.  Bugün karşılaştığım, yukarıda alıntıladığım bu eğlenceli tweet üzerine yazıyorum bu yazıyı. Eğlenceli ve komik ama aslında bir o kadar da derin bir felsefe ile yazılmış. Kafa dağıtmaya dair hemen hepimizin yaptığı şeyi çok ince bir espri anlayışı ile (witty) ortaya koymuş.  İfadeler çok tatlı değil mi? Sahneyi siz de hayal etmişsinizdir. Hayatı çözmüş annelerin bir türlü büyüyemeyen çocuklarına sundukları öğretiler bunlar... İşin çok ilginç tarafı bu cümlenin birebir aynısını yakın geçmiş bir zamanda annem de bana söylemişti. Annelik bilgeliği bu olsa gerek, öyle üst düzey okumaya, diplomaları duvara dizmeye, cilt cilt kitapları devirmeye gerek kalmadan, aklederek gerçekleşen bir hayat bilgeliği olsa gerek bu. İngilizlerin "wisdom" dedikleri şey bu. "Wise" ...

Eyvallah

Türkçe güzel bir dil. Bizde pek çok deyimsel ifade var. Eline sağlık, kolay gelsin, hayırlı işler, rast gele, Allah analı babalı büyütsün, Allah tamamına erdirsin, darısı başınıza, Allah taksiratını affetsin, vs vs. Bu ifadelerden Türkçe'de yaklaşık olarak 150 civarı olduğu söyleniyor. Bize bu ifade grubunda en yakın dil Yunanca imiş, ki onlarda bunun yarısı kadar bile yok. Dilbilimde bu ifadelere "formulaic expressions" deniliyor. Durumsal temenni ifadeleri denebilir belki.  Son zamanlarda "eyvallah" ifadesine takıldı dilim. Başta biraz erkeksi bir ifade gibi geliyor kulağa. Hafif bıçkın biraz da külhanbeyi bir tonlama var içinde. Bazı kesimler bu tür ifadeleri kullanmıyor, ya da kullanmayı hoş bulmuyor. Bir taraftan da kadın jargonuna da uzak bir ifade. Sanki kadın dili için biraz maskülen kaçıyor.  Eyvallah ifadesi üç ayrı bağlamda kullanılıyor Türkçe'de ve Zannederim ben sonuncu bağlamı kullanmayı aşırı cesur buluyorum. Çoğu kadın için eyvall...

Özleşmek

Özleşengiller  'Özlemek' kelimesinin türetildiği kök kelime "öz" sözcüğü. Öz, en dip, en derin yer. Sevdiğim kelimelerden birisi olan 'nüve' sözcüğü de öz, çekirdek demek. Ama nüve ile öz arasında bir fark var. Nüve de artma ve çekirdekten büyüyüp serpilme ve çoğalma var. Öz de ise giderek güçlenen ve derinleşen bir sevgi var, zira öz'e döndüğünüzde kendinize, içinize yönelme ve kendi derinliğinizde yok olma anlamı yüklü.  Öz'den fiil olarak üretilen "özlemek" eylemi ise içsel bir yolculuğu anlatan duyguyu tasvir ederken, nüve kelimesi daha çok bir çekirdekten büyüyüp gelişmeye işaret ediyor. Yani öz derine ve kalbe doğru inerken, nüve gelişiyor ve satıh olarak yayılıyor. İlki derinleşerek güçlenirken, ikincisi yayılarak azalıyor, uzaklaşıyor.  Nüve İngilizcede "core", hatta "nucleus" demek. Bildiğiniz çekirdek. Ama "soul", yani ruh için de kullanılabiliyor. Öz ise "essence", "core...

Eş-lik ve Ruh Yoldaşlığı

Yola dair yazılmış öyküden mini bir alıntı eşliğinde şöyle başlayalım bugün: Hangisi daha önemli diye sordu, Büyük Panda: "Yolculuk mu yoksa varacağın yer mi?" Küçük Ejder: Sana kimin eşlik ettiği!", dedi...  Sana kimin eşlik ettiği...  Bu o kadar önemli bir cümle ki. Bunun anlamını çözmeyi başaranlar galiba mutluluğa giden yolda en doğru adımları birlikte atıyorlar... Ne mutlu o eşlere ve çiftlere 🙏.  Çok insanı dinleme ve gözlemleme şansım oldu son yıllarda - ilişkilere dair. Kendim de bizzat benzeri bir süreçten geçtiğim ve yola, yolculuklara ve insan ilişkilerine, aşka dair öyküler kaleme almaya çalıştığım için olsa gerek eş ve eşlik etme konusu beni çok cezbediyor. Hatta bu konu büyüleyici geliyor bana. Nedir eşlik etmek? Eş dediğimiz kişi kimdir?  Galiba hayat dediğimiz bu yolda bize kimin ve kimlerin eşlik ettiği en önemli konulardan birisi - mutluluk, huzur ve afiyet dediğimiz duyguları kalben ve ruhen hissetmek istiyor isek.  Doğan Cüceloğl...