Ana içeriğe atla

Aşka Dair 25 Söz

Aşka Dair 25 Söz 

Bugün özel bir gün...
Ruhu olmayan ve asla aşık olamayacak ve aşkı yaşayamayacak olan Google'a ve yapay zekaya aşka dair en güzel 25 söz nedir? dedim. İşte benim için seçtikleri: Sizin bu listeden üç favoriniz hangisi? (Benimkiler 8, 11 ve 2 💝)
1.Aşk, dünyayı döndüren güçtür." - Anonim
2. "Aşk, birbirinizin kusurlarını görmezden gelmek değil, kusurları kabul etmek ve birlikte büyümektir." - Anonim
3."Aşk, her şeyi yok edebilir ama birlikte yeniden inşa etme gücüne de sahiptir." - Anonim
4."Aşk, önce kendine sonra da diğerlerine hizmet etmektir." - Anonim
5."Aşk, yaşamın sırrını bilmektir. Daha fazla bilme ihtiyacı hissetme." - Paulo Coelho
6 "Aşk, her şeyden önce sabırdır." - Anonim
7."Aşk, her şeyi affetmektir." - Anonim
8."Aşk, düşmek değil, beraber yükselmektir." - Anonim
9. "Aşk, iki ruhun bir bedende yaşadığı hissidir." - Anonim
10."Aşk, iki kişinin birbirlerine bakış açısını değiştirmesidir." - Anonim
11."Aşk, kendini bulmak için bir yolculuktur." - Anonim
12."Aşk, iki ruhun aynı yönüne bakmasıdır." - Anonim
13."Aşk, gözlerindeki ışıktır." - Anonim
14"Aşk, sessizlikte bulunan bir müziktir." - Anonim
15."Aşk, bir an için yaşamak için sonsuza kadar değerlidir." - Anonim
16."Aşk, her şeyi affedebilir." - Anonim
17."Aşk, çiçeklerin arasında gizlenmiş bir diken gibidir." - Anonim
18."Aşk, birlikte büyümek için fırsattır, ayrılık ise ayrılmak için bir bahane." - Anonim
19."Aşk, kendinden daha çok sevdiğindir." - Fransız Atasözü 
20."Aşk, bir denizse, yüzmeyi bilmeyenler için boğulmaktan başka bir anlamı yoktur." - Anonim
21."Aşk, kendine güvenmek ve birbirinize güvenmek demektir." - Anonim
22."Aşk, anlatılması imkansız bir masalın gerçekleşmesidir." - Anonim
23."Aşk, körler ve deliler için en güçlü ilaçtır." - Plato
24"Aşk, acı çeker, öğrenir, yürür ve bir şey olmaz." - Thomas Hardy
25. "Aşk, bir denizse, yüzmeyi bilmeyenler için boğulmaktan başka bir anlamı yoktur." - Anonim

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

"Aile" Kavramı Üzerine

"Aile" Kavramı Üzerine Yıllar yıllar önce Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesine bağlı olarak, (Faculty of Humanities and Letters), bölüm öğrencilerine "Eleştirel Okuma ve Etkili Sunum" dersleri vermekteydim.  Öğrencilere bir konuyu inceler ve irdelerken, "Socratic Questioning" (ard arda sorular sorarak konunun farklı yönlerini derinleşme denebilir bu kavrama...) denen yöntem ile onları verilen konuyu algılamaya ve farklı cihetlerden ve perspektiflerden konunun "olası farklı yönlerine" bakmaya ve "farklılıkların farkında olmalarını kavratmaya" çalışıyorduk kendi çapımızda.  Bu ders daha sonraki akademik, mesleki ve yöneticilik hayatımda çok ama çok işime yaradı. Yazı yazarken de faydasını gördüm. Özetle öğrendiğim şey basitçe şu oldu: "Her konunun farklı yüzleri ve boyutları olabilir; tek bir cihetten konuya bakmak sığlıktır; zira hayat böyle akmaz, empati de yapmak gerekir..." Ülkenin durumunun farkındasınız. C...