Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İnsan Neden Özler

İnsan Neden Özler  Pazar Yazıları No: 049 Dün akşam (aslında dün gece) uzun süredir oğlumla birlikte beraberce yapmadığımız bir şeyi yeniden yaptık. Elbette anı biriktirme babında; birlikte okul çıkışı akşam bir yerlere yemeğe gidiyoruz, beraber kahvaltı yapıyoruz, dizi ve komedi filmleri izliyoruz, sinemaya ve tatile de gidiyoruz ama ne zamandır üzerinde konuşup bazı kritik sahneleri hakkında yorum yapabileceğimiz ve bizim için hassas konuların da ele alındığı duygusal ve dramatik bir filmi ne zamandır beraberce izlememiştik.  Bu vesileyle bu tür duygusal paylaşımları yaşamayı çok özlediğimi fark ettim dün gece hem de geç saatlerde... Baş rollerini bu film ile en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar ödülünü kazanan Robin Williams ve genç Matt Damon'un paylaştıkları 1997 yapımı Good Will Hunting (Can Dostum) isimli bu film; psikoloji, eğitim, travmalarımız ve sevgi üzerine oldukça güzel bir yapım idi.  Ben bu güzel filmi daha önce farklı dönemlerde defalarca izlemi...

Wabi Sabi: Kusurlarla Eşsizleşen Mutluluk

Wabi Sabi: Kusurlarla Eşsizleşen Mutluluk Tam üç yıl önce nasıl bir ruh halimle yazdım hatırlayamıyorum ama insanın kırılması ve üzülmesine ve kendini bir Zümrüd-ü-Anka gibi küllerinden yeniden inşaa etmesine dair bir yazı yazmışım. Bunu da Japonların tabak, çanak, fincan ve kase gibi kırılmış porselen eşyaları altın gibi çok daha değerli madenlerle yeniden birleştirme ve eski halinden daha değerli hale getirme sanatı olan "kintsugi"ye atıfta bulunarak kaleme almışım. Şimdi de benzer bir pazar yazısı yazmak istedim.  Önceki konuyu merak edenler için blogspot sayfamdaki linki: http://nevfelbaytar.blogspot.com/2022/10/kintsugi-krlmaya-dair.html Karşıma geçenlerde bir şeyler okurken Zen Budizminden doğmuş çok benzer bir kavram daha çıktı. Kadim Japon kültürü sadelik ve şatafattan uzak, basitlikte zenginlik arayan bir uzak doğu felsefesi ile yoğrulmuş bir medeniyet. Japon imparatorlarının oldukça sade ve basit çalışma ofisini gördüyseniz (bkz. Feng Shui) ne demek iste...

Ikili İlişkilerde Mutluluk Çıtası

İkili İlişkilerde Mutluluk Çıtası  Pazar Yazıları No: 047 Nedenini tam olarak çözememekle birlikte, yıllar içerisinde mutluluğu anlama konusunda ciddi bir çaba sarf ettiğimi fark ettim - Rodin'in Düşünen Adam tasvirindeki bronz heykeli kadar olmasa da konuyu epeyce düşündüm hem de uzun uzun...  Bireysel anlamda kısa veya görece uzun soluklu mutluluk için 7-8 başlık saymak elbette mümkün. Hızlı (ama muhtemelen geçici olan türdeki) mutluluk için bazen pazar sabahı yudumlanan bir bardak demli çay, en sevdiğiniz yazardan okuduğunuz bir cümle, yeni giyilen sabun kokan bir kıyafet, yeniden seyredilen romantik bir film sahnesi, size özel gelen minik de olsa bir hediye belki de bir söz bir mesaj bir not; karşınızdaki kişinin gözlerinin gülerek size tebessüm etmesi, sıradan bir başarı öyküsünün sevinçle paylaşılması bile yeterli olacaktır. Çocukların mutlu olduğu şeyleri düşünün örneğin; ne kadar naif değil mi? Gelelim uzun soluklu ve mutlu ilişkilerin olmazsa olmazlarına:...

Neden Sezen Şarkıları

Neden Sezen Şarkıları?  Pazar Yazıları No: 046 Ben 12.12.1969 doğumlu bir adamım. 56 yıldır (yurt dışı tatiller ve kısa bir yurt dışı öğretim görevliliğim hariç) bu ülkede yaşıyor ve bu ülkedeki dili kullanarak kendimce, okuyup yazmaya çalışıyorum. İşim gereği çoğu zaman kitapları İngilizce okuyup, akademik editörlük işlerini İngilizce yazıyorum, Türkçe'den İngilizce'ye akademik bazen de edebi çeviriler yapıyorum (yapay zekaya rağmen) ama genelde de bunları yaparken bile arka fonda Türk pop müziğini dinlemeyi seviyorum. Yeni nesilden özür dileyerek rap ve gürültülü müzikleri sevmedim ve sevemiyorum... Çeyrek asır önce yeni millenyuma girerken (01. 01. 2000) bir Türk pop müzik kanalı son yüzyılın en iyi 100 şarkısını seçmiş ve sırayla çalıyordu o gün boyu ve tarihler 31 Aralık 1999u gösteriyordu Ankara'da...  Ne ilginçtir ki o gün çalan şarkıların neredeyse yüzde 40ı Sezen Aksu'ya aitti onun dışındaki yirmi kadar şarkı da aslında Sezen Aksu'nun olup başka...

Sefine Manifestosu

Sefine Manifestosu Pazar Yazıları No: 045 Çok uzun yıllar önce, ölümünün son zamanlarına doğru 80li yaşlarındaki (inanılmaz güzel bir Balkan göçmeni kadını olan - akça pakça pamuk gibi beyaz tenli, masmavi cam gibi gözleri olan) anneannem, onu memlekete gidip ziyaret ettiğimde bana hiç aklımdan çıkmayan bir öğüt vermişti hatıralarını anlatırken sohbet arasında: "Ömür dediğimiz şey göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Halime bak, seksen yıl bitti, ne anladım bu hayattan, her yerim buruşuk, ne kaldı bizden geriye? Vaktinizin kıymetini bilin..." Hiç unutmuyorum o gün ninem çocukluk anılarını anlatmıştı bana; 1915-18'lerde köyümüze gelen Yunan askerlerinin bisikletleri olduğundan bahsederek - "şeytan arabasına" biniyordu bazı gavur askerleri diye, hatta bazı meraklı Türk köy çocuklarını bu bisikletlerin selelerine ve gidonlarına bile bindirdiler diyerek ... Gülümseyerek hatırlıyorum şimdi bunları... Zannederim ben o dönemde, bir yandan ODTÜ'de D...

Özletme Çok Kendini

Özletme Çok Kendini  Özletme çok kendini; Çıkıp çıkıp gel de yanıma. Ben de koşarak geleyim sana. Özledim seni deyip - beni her aradığında...  Ey güzel! Seviyorum seni - fazlasıyla... Bu biçare meftun oldu sana - anlasana...  Bir adam vuruldu kalbinden hem de yanı başında... Seviyor işte seni! Her mekanda ve her zamanda Aklı sende kaldı - kalbi zaten ziyanlarda. Artık pejmûrde geziyor sensiz bu sokaklarda... Gönlü yanık - bir kor gibi... Alevler alazlanıyor tam ortasında.  Deli oluyor sana - işte bu güzel kadına;  Seviyor seni hem divane hem de fütursuzca... Şiirler yazdırıyorsun bu adama; Şarkılar söylüyorum tek başıma odalarda...  Her yerde hayalin yansıyor camlara ve aynalara Sevişmelerimiz ve öpüşmelerimiz geliyor arada aklıma... Rüzgarla bir çiçek kokusu esiyor Sen geliveriyorsun sokakta o an aklıma  Teninin kokusu tütüyor ta uzaktan burnumda Gülümseyen dudakların buseler konduruyor boynuma.  Bu kalp vuruldu sana;  Seviyor se...

Seni Hep Sevmek

Seni Hep Sevmek  Seni hep sevmek. Öylece sevmek. Sendeki seni... Seni sen gibi sevmek... Derinden sevmek seni... Ve hep daha çok sevmek... Tanımak yeniden Yeni baştan... Ve seni keşfetmek;  Sendeki beni. Bendeki seni... Ve bizi... Ve ikimizi... Seni sevmek; Bir başka sevmek.  Güzel bir adam gibi sevmek. Sağlam sevmek ve  Hep seni düşlemek, Hep seni özlemek... İçimdeki O tatlı "seni" Sütlü karamelimi  Delice sevmek... Tekrar tekrar sevmek... Bakarken sevmek. Dolu dolu sevmek, Seni senle sevmek; Bir film izlerken  Aslında seni izlemek... Kollarımın arasında sevmek Ve omzumda uyurken sevmek... Seni çok sevmek; Olmadığı kadar. Hiç var olmamış gibi Gözlerinde kaybolup  Tutkuyla sevmek... Peki, seni sevmek  Ne demek? Yeniden şiirler yazabilmek. Şiirlerle hep seni sevmek; Seni şiir gibi sevmek... Seni sevmek Ne güzel şeymiş.  Narin bir kır çiçeğini  Sever gibi; Bir begonvili  Sende sevmekmiş. Seni sevmek  Belki de... Yumuş...