Ana içeriğe atla

Aşkın Kimyası

Aşkın Kimyası 


...

Bir kimya bizimkisi:

Gizemli bir bileşim. 

Her şeyden birer parça; 

Kiminden bolca...

Kimi şeyden eser miktarda...

Kısaca senden ve benden; 

İkimizi 'biz' yapan her şeyden...

...

Zamanla oluşur formülümüz

Önce biraz aşinalık ekleriz, 

Sonra çokça aşk atarız içine... 

Bir tutam delice tutku;

Bolca bakışma, tatlı sohbet yanında.

Sürekli gülüşmeler eklenir bir de,

Sabırla bekleyişler de atılır içine...

...

Hem-hâl olma çabası bizimkisi.

Birlikte eriyip buhar olmak; 

Parıldayan yıldızlarda; 

Usulca gezinen bulutlarda,

Gecenin zifiri karanlığında, 

Ay ışığının loşluğunda; 

Yakamozlanır dalgaların fısıltısıyla...

...

Harflere dökülür bizim kimyamız;

Aşkın A'sı ile başlar her şey,

Z ile tamamlanır periyodik cetvel.

Eklenir içine tutku ve şehvet; 

Karışımdan yükselen buhar ile

Kaybolur dumanlar içinde;  

Dakikalar, haftalar, aylar ve yıllar...

...

Aşkın nüvesi'nden çatlayıp açılan;

Tohumundan çıkıp dallanıp budaklanan,

Sarmaşıklar gibi iç içe sarılıp,

Birbirinin toprağından su ve güç bulan;

Yağmurda yayılan humus kokusu ile

Buram buram lavanta kokan...

Aşkın kimyasının formülünü en baştan yazan.

...

Hayat denen bu yolda, kimya'dan çıkıp; 

Simya'ya evrilme yolculuğu temennisi... 

Yedi harfin bu evrendeki efsunlu gezintisi. 

Sırrına erip; ruhlarımızın tek potada erimesi.

Işıltılar içinden arzu ve aşkla geçip;

Dingin bir adanın açıklarında,

Maviliklerde kaybolma isteği bizimkisi...

...

Nevfel Baytar

21 Ocak 2024.


 

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaybolan Nesil için Ağıt

Pazar Yazıları No: 062 Kaybolan Nesil için Ağıt ​"A Requiem for a Lost Generation" Uzun süredir yazı yazmaktan imtina ediyordum. Aslında her hafta konular hazırdı aklımda. Pek çok güzel konu ve şiirler uçuşuyordu zihnimde. Nedense hep son anda vaz geçip yazmadım haftalarca.  Hatta bir ara 'Eat, Pray and Love' romanında geçen bir cümle vardı Italyan hayat felsefesini yansıtan "dolce far niente" (the sweetness of doing nothing") yani özetle: Hayatın koşturmacasından uzaklaşıp çabasızca zaman geçirmenin keyfini sürme konusu aklımda idi. "Ignorance is bliss" tadında idi vaz geçtim... Hayalim ise: bir sahil kasabasında kumsala bakıp dalgaları izlemek veya bir parkta öylesine oturmak ve boş hayallere dalmak gibi amaçsız işler peşinde koşmaktı ve üstelik niyetim de bunu yeni aldığım Moka Pot'umda yaptığım filtre kahve eşliğinde yapmanın tadından bahsetmek idi internetten İngilizlerin 'picturesque' (tablo gibi) dedikleri Amalfi...

Aşk mı yoksa Limerans mı?

Aşk mı yoksa Limerans mı? Uzun süredir anlamaya ve tanımlamamaya çalıştığım bir kavram Aşk (baş harfi her daim büyük harfle!). Üzerine milyonlara sayfa yazı, yüzbinlerce şiir yazılmış, binlerce şarkı ve film yapılmış, pek çok insanı da psikolojik yıpranmaya sürüklemiṣ karmaşık bir duygu durumu.  Peki ne kadar gerçek aşk dediğimiz duygu? Bazen bir sanrı, belki de bir yanılsama mı? Bir geçici delilik veya sarhoşluk hali mi? Meczupluk mu aşk? Kendinden vaz geçmek mi? Yoksa kendi narında eriyip yok olmak ve küllerinden yeniden doğmak mı Aşk?  Bu konuların pîrî, üstat Alain de Botton şöyle diyor:  "We end up lonely because we have a wrong theory of love." Yani (yazının hepsini okuduğum için şerh düşerek) aşk hakkında zihnimizde toplumun dayattığı, idealize edilmiş, romantik ve mitleştirilmiş bir hayali beklenti oluştuğu için (kısaca özünde) yanlış bir aşk kuramı ile beklentiye sürüklendiğimiz için eninde sonunda yalnızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor ilişkil...

Masal

Masal ... Neden olsun isteriz, Masallardaki aşklar gerçek? Mutlu gülüşler sonsuz, Birliktelikler, sorunsuz? ... Niye çok isteriz hep? O da beni - benim kadar, Ve hatta benden de çok... Daha da çok sevsin diye? ... Nedir karşılıksız aşkları; Bu kadar değerli ve unutulmaz, Kavuşulan aşkları ise sıradan yapan? Nedir aşkı, maşuktan bile kopartan? ... Niye bekleriz hep, tutkuyla sevip de, Karşılık bulamadığımız aşklar; Önümüzde serpilip büyüsün diye, Bilerek ve beyhude bir çırpınış ile? ... Neden çok sevilen anlamaz, Sevildiğini ve değer verildiğini? Bu güzel masalın her harfinin Bizzat kendisi için; yazılıp, çizildiğini?  ... Neden küçümsenir ki sevenin sevgisi? Niye görülmez bülbüle yâr olan gül bahçesi? Niçin hep bir inat, hep bir tafra yüceltir, Ve daha değerli kılar, yarım bırakılan sevgiyi? ... Karşılık almadan sevebilmek, Ne kadar da ilahi ve yücedir, halbuki... Kim, neden heba eder ki aşığının sevgisini? Ve rehberi yapar boş yere kendi ümitsizliğini? ... Sen de biliy...