Sana Dair
Sabahın ilk ışıkları
Süzülüp girdi içeriye,
Önce hafif bir rüzgar esti
Usulca dokundu pencereye.
Sonra deniz kokusu geldi
Dalgalandı tüller tatlı bir esintiyle
Arkada, sahile vuran dalga sesleri...
Fonda ise plaktan gelen şarkının nağmeleri.
Günaydın, dedi adam...
Sessizce bir buse kondurdu
Kalbine huzur veren güzel kadının
Önce kirpiklerine, sonra bal rengi gözlerine.
Yeni bir gün daha
Eklendi hayatımıza
Diye geçirdi her ikisi de
Mutlulukla aynı anda - içlerinden.
Sıcacıktı içerisi;
Tuz kokusu vardı,
Kadının ıslak saçlarında
Ve bembeyaz taştan duvarlarda.
Eli gezindi adamın
Kadının narin omuzlarında.
Teni sanki güneş ışığından yapılmış
Bronzdan bir heykel gibi parlıyordu yanında.
Kadının minicik elleri
Dokundu adamın yüzüne
Güneş vuruyordu kahverengi gözlerine.
Gülümsediler ve 'günaydın' dediler birbirlerine.
Kadın yaklaştı ve
Başını usulca koydu
Adamın kalbinin ta üstüne,
Dinledi huzurun o dinginliği, sessizce...
Mutfaktan gelen taze çekilmiş
Kahve çekirdeklerinin cazip kokusu
Davet ediyordu onları yine; dün yıldızları
Seyrederken, birbirlerine sarılıp uyudukları yerde.
Gülümsediler sadece;
Önce sokuldular birbirlerine,
Sonra tekrar sarıldılar, sımsıkı yine - yeniden
Ve gülüşerek süzüldüler lavanta kokan şiltelere.
Nevfel Baytar
26 Nisan 2026 Pazar
Ankara