Hayata Dair Aforizmalar 004
Pazar Yazıları No: 067
İlişki Kelimesi ve İşteşli Fiiller Üzerine
Uzun yıllardır dil çalışıyorum. Aslında geçimimi (bir kaç danışmanlık ve eski yöneticilik işleri dışında) büyük oranda dil öğretiminden, çevirmenlikten ve editörlükten (bkz: yok olan meslekler) kazanıyorum bile denebilir. Lisans ve master konularım ise dil eğitimi (ELT - FLE) üzerine oldu.
Özetle; ben dili çok sevdim. Kelimeler beni hep büyüledi ve nedense kelimelerin hep tanrısal bir yönünün olduğunu düşündüm kendimi bildim bileli. Özellikle etimoloji, yani kökenbilim, kelimelerin ve dillerin doğuşu, semantik olarak derinlikleri, sözcüklerin zihnimizde yarattığı çağrışımlar bana çok müstesna ve sadece insana özel hasletler ve çok üst melekeler gibi geldi. Gerçi artık bu bağlamdaki rolümüz ve konumumuz yapay zekanın hayatımıza hızla nüfuz etmesiyle birlikte evrilerek değişiyor:
Aslında teknik olarak yapay zeka içindeki zeka kelimesinden ziyade; bir 'dil modeli' olarak tasarlanmış ve giderek kelimeler ile düşünen ve bir üst akla doğru giden (şimdilik sadece bir araç olarak gördüğümüz) yapay zeka artık bize rakip olmaktan çıkıp, kelimeler ile dans etmeye ve bizden çok daha düzgün cümleler kurarak büyük laflar etmeye başladı bile.
Bu konuda çok ama çok ciddi endişelerim ve çekincelerim var - AI (YZ) ile ilgili ciddi bir yazı yazıcağım ümidiyle konumuzu dağıtmadan yazmaya devam edeyim... Bugünkü konumuz 'ilişki' kelimesi. Heceleyecek olursak: il-iş-ki... Doğru heceleme aslında: i-liş-ki.
Türk dilinde; bir yapım eki olan -iş eki (sesletime göre -üş / -uş / -ış) ve fiillerden ve isimlerden yeni bir işteşli fiil üreten aynı ek (bkz: suffix) çoğu eylemde karşımıza çıkıyor. Dövüşmek, bakışmak, sevişmek, eşleşmek, görüşmek, güreşmek, öpüşmek vb kelimelerde olduğu gibi.
İkili yapılan eylemler bunlar. Veya birlikte yapılan eylemler üretilirken de bu ek kullanılıyor. Yani en az iki kişi gerekiyor bu ek ile türettiğiniz yeni eylemleri yapmak için; örneğin didişmek, itişmek, sevişmek ve öpüşmek gibi...
Kadın erkek ilişkileri, ikili sosyal ilişkiler, gündelik ikili karşılaşmalar (encounter) konusuna geçmeden evvel kısaca bu kelimenin köküne inelim isterim. İnelim demek yerine yoksa 'inişelim' mi demem gerekir di? :)
İlişki kelimesinin kökeni eski Türkçeye uzanıyor ve kelimenin kökünde 'il' kelimesi var. Muhtemelen il ve ilçe kavramları (dirlik ve yöre anlamına gelen) buradan türemiş bile olabilir. İl kökü 'takılma, bağ, bağlantı ve rabıta' anlamlarına geliyor. Bu haliyle bakınca; ilgi, ilinti, ilişmek, iliştirmek, ilişkilendirmek, ilişkili, ilişkin sözcükleri hep aynı kelimenin türevleri.
Öte yandan, İngiliz dilinde işteşli fiil diye bir yapı türü yok. İngilizler bunu dilbilgisinde 'reciprocal pronoun' adı verilen 'karşılıklılık zamiri' kullanarak çözmüş. Bunlar da bağlama göre 'birbirlerine' veya 'birbirlerini' olarak çevrilen 'each other' ve 'one another' sözcükleriyle yapılıyor - Türkçedeki gibi eylem fiile eklenen bir son-ek yapım eki takısı yok İngilizcede. Türkçe bu anlamda daha güçlü bir tınıya ve duyguya sahip bence: "Öpüştüler". Ama İngilizce de aynı eylem bu kadar güçlü bir duyguyla verilmiyor bence, bir şeyler eksik gibi: "They kissed (each other)".
İşteşlilikten hareketle hayattaki kullanımlarına gelecek olursak, ilk önce kabül etmemiz gereken şey; ilişkinin tek taraflı ve tek kişi yoğunluklu sadece bir yönden beslenenen bir süreç olmadığıdır. İşteşli yapı gereği kadın ve erkek arasındaki sevgi, aşk ve hayat yolculuğu ikili olmak durumunda her ilişkide, şayet ismine ilişki diyecek isek.
Monolog tarzı tek taraflı ilişkilerin - kelimenin doğası gereği - ilişki olarak adlandırılması zor. Daha çok seven veya ilişkinin devamı için çok daha büyük çaba sarf eden tarafın (kadın veya erkek) tek yönlü çabalarıyla götürülen bir ilişki aslında uzatılmış bir yalnızlığın ismi konulmamış tekil halidir.
İlişkiyi dilsel köken olarak İngilizcedeki gibi zamirler üzerinden düşünecek olursak, bir karşılıklılık (reciprocality) hali görürüz. Yani birbirlerine yönelme ve yaklaşma ve ortada buluşma hali. Bu şekildeki gibi: >>>> ♥️ <<<<
Sevginin varlığını ve sürdürülebilirliğini en çok iki kişinin merkezdeki ortak buluşma noktasına ilerlemesiyle mümkün olduğu da bir gerçek. Konuyu bir tahterevalli benzetmesi ile görselleştirerek anlatmak daha iyi olabilir.
Ortadaki sevgi ya da ilişki dediğimiz tahterevalli tahtasının dengesinin dağılmadan ve devrilmeden durabilmesi ve bir tarafın çöküp diğer tarafın da havada askıda kalmaması için yapılması gereken - dengenin bozulduğu durumlarda aynı hız ve oranlarda ortak noktaya gelmeleri ile mümkün olduğunu kabül etmek gerekir.
Aksi takdirde ilişki askıda kalacak ve keyifsiz ve tek taraflı bir eziyete dönecektir. Birlikte inip çıkmak, eğlenmek yerine bir tarafın hep havada, diğer tarafın yerde olduğu bir ilişki aslında mesafenin ve yaklaşımların birbirinden ne kadar kopuk ve uzaklaşmış olduğunu sembolize eder.
Kısaca, hem dilsel açıdan yüklenen anlama bakıldığında, hem de sosyal ilişkiler açısından ilişki konusu ele alındığında da karşılıklı ve ikili diyalog içerisinde kalmak iyidir. Bir taraf sürekli yaklaşmaya ve ilişkiyi sürdürmeye çalışırken, diğer tarafın kayıtsızlığı aslında o işteşlilik halinin yani 'il-iş-ki' halinin azaldığı ve de tek taraflı beyhude bir çabaya döndüğü anlamına gelir.
Sağlıklı ilişki her şeyden önce ikili ve karşılıklı olmayı başaran ilişkidir. Yıllar önce - ilişkiler konusunda çok tecrübeli - bir dostumun da dediği gibi; ilişkide bir tarafın sessizliğinden korkun. Suskun bir bireyin varlığı çatırtılı bir fırtına öncesindeki sessizlik gibidir.
Özetle konuşmak iyidir. Madem konuşabilen ve görüşlerini iletebilen bir canlı türünün üyeleriyiz. Konuşmayı bırakmayalım. Zira konuşmak da işteşli bir eylemdir.
16 Eylül 2026
Ankara