Ne Kadar Seviyorsun Beni? Oturuyorlardı kanepede... Kadının omzu dokundu önce Sonra başını koydu göğsüne. Saçları uçuştu adamın yüzünde... Baktı adamın yüzüne Sevgiyle ve şefkatle... Gülümseyerek sordu, Işıldayan gözleriyle: Beni ne kadar seviyorsun? Adam bir an duraksadı önce. Derin bir nefes aldı sonra Gözleri daldı derinlere. Ve başladı sözlerine: Zannederim tuz kadar, Dedi önce kendinden gayet emin Ve üstelik de sakin bir biçimde: Tuz kadar dedi yine - tebessüm ile: Kadın baktı gözünün ucuyla Nasıl yani - bu kadar mı dercesine? Yemeğe atılmamış ekmeğe katılmamış Tuz taneleri kadar seviyorum ben seni... Bazen de kuytu bir korulukta Akan dingin bir dere şırıltısı gibi Sakin, sessiz ama o ormana Bir hayat bahşedercesine... Kimi zaman da bir bulut kadar Seviyorum seni; bembeyaz pamuk gibi Yazın beni serinleten bir kurtarıcı Mesih gibi; gölgeni üstüme serince... Bazen de hafif esen bir rüzgar gibi Seviyor...