Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ne Kadar Seviyorsun Beni?

Ne Kadar Seviyorsun Beni?  Oturuyorlardı kanepede... Kadının omzu dokundu önce  Sonra başını koydu göğsüne. Saçları uçuştu adamın yüzünde... Baktı adamın yüzüne  Sevgiyle ve şefkatle... Gülümseyerek sordu, Işıldayan gözleriyle: Beni ne kadar seviyorsun? Adam bir an duraksadı önce.  Derin bir nefes aldı sonra  Gözleri daldı derinlere. Ve başladı sözlerine: Zannederim tuz kadar,  Dedi önce kendinden gayet emin Ve üstelik de sakin bir biçimde: Tuz kadar dedi yine - tebessüm ile: Kadın baktı gözünün ucuyla  Nasıl yani - bu kadar mı dercesine? Yemeğe atılmamış ekmeğe katılmamış  Tuz taneleri kadar seviyorum ben seni... Bazen de kuytu bir korulukta  Akan dingin bir dere şırıltısı gibi Sakin, sessiz ama o ormana  Bir hayat bahşedercesine...  Kimi zaman da bir bulut kadar Seviyorum seni; bembeyaz pamuk gibi Yazın beni serinleten bir kurtarıcı  Mesih gibi; gölgeni üstüme serince... Bazen de hafif esen bir rüzgar gibi Seviyor...

İlişkilerde Çift Mavi Tıklı Karabatak Sendromu

İlişkilerde Çift Mavi Tıklı Karabatak Sendromu Yeni teknolojilerle birlikte ilişki biçimlerimiz, ilişki algımız ve ilişki modlarını tasnifleme biçimimiz de şekil değiştirmeye ve evrilmeye başladı.  Üniversitede çalışmamdan mütevellit, yeni Z neslinin jargonu sık sık kulağıma çalınıyor aralarda: "Beğendiğim çocuk beni aradı; görüldü atıp bir saat sonra döndüm..." (Süründürme Modu Activated 😉) Veya "Ghost moduna geçtim benim aktif olduğum zamanı görmesin diye..." (Dolap Çevirme veya Merak Ettirme Modu Aktive Edildi) Ya da; "Çift tık oldu, üç dakika boyunca bana bir emoji cevap bile yazmadı..." (Hesap Sorma Modu Geliyorrrr .... In Progresssss....) vs vs vs... Bizim neslin jargonu ile uygun olan arar, seven döner, en kötü kısa da olsa bilgi verir (Total 20 saniye)...  Bizden bir üst neslin lisan-ı haliyle terennüm ettiğimizde ise; ucu yanık asker mektubu için üç ay beklenir imiş... Daha üst bir nesil için ise üç bazen dört yıl sonra şark cephesind...

Neden Sen?

Neden Sen? Neden sen?  Diye sordu adam... Merak içinde; Kendi kendine  Nedir beni sende  Bu kadar çeken?  Beni - seninle eriten Ve varlığıyla keyif veren? Nedir acaba? Diye tekrar sordu kendine: Sende kaybolup gitmeme Sebep olan bunca neden? Gözlerim mi? Diye sordu kadın, Belki de tenim? Hoştur kokum benim... Saçlarımı da güzeldir; Ellerimi de beğenirim... Üstelik yakışır bana Giydiğim her kıyafetim... Belki de en çok Ten rengimdir sevdiğin? Bir tapınak gibidir  Benim bedenim... Ya da buldum galiba!  Öpmeye doyamadığın En mahrem yerlerim? Cevabın bu, zannederim? Çok üzgünüm güzelim,  Hepsi doğru; ama bilemedin!  F şıkkı aslında seni sevme nedenim... Yani hem hepsi; hem de hiç biri, derim... İnan; çok - ama çok - güzelsin... İçten tatlı gülüşün, dişlerin ve ellerin Hele kokun; bir de üstüne sarhoş edici tenin... Galiba benim cevabım bunlardan çok daha derin: Huzur aradım ben:   Sadece sükunet idi istediğim;  Belki de saki...

İlişkide Uyum

Pazar Yazıları No: 050 İlişkide Uyum İlişkilerde uyum veya uyumlu olmak, öncelikle ilişkinin varlığı ve sonrasında da ilişkinin sağlıklı biçimde devamı için galiba en önemli katalizör.  Aşk ve/veya sevgi ile başlayan ilişkiler; uyum ile perçinlenmedikçe devam edemiyor galiba. Bu arada; uyumlu olmayı, hep kendinden ödün verme ve kendinden vaz geçme ile de karıştırmamak lazım. Karşı taraf mutlu olsun diye kendi haklarından feraget etme de olmamalı uyum dediğimiz süreç. Bu teknik tabirle bir tür "self-sabotaging"; yani kendi öz varlığını ve kişisel haklarını baltalamak olacaktır.   Bugün bunu birlikte uyum konusunu anlamaya ve algılamaya çalışalım... Kişisel tecrübelerimden hareketle gözlemlediğim bir kaç noktayı da paylaşmak isterim uyumlu olma adını... Nişanyan Sözlük uymak ve uyum kelimelerini Eski Türkçedeki *ud- “ardından gitmek, izlemek, uymak” sözcüğünden evrilmiştir diye açıklamış. Ben bunu bugünkü kadın erkek paylaşımı babında kullanım olarak çok da doğr...

Zaman Hırsızı

Zaman Hırsızı    Zaman Hırsızı'dır  Mahalledeki adım.  İşim gücüm belli: Vaktinizden çalmaktır...  Gününüzden dakikaları,  Bazen haftalar, bazen ayları Kimi zaman da yılları çalar  Hayatınızla oynarım.... Bazen uykudur Benim göbek adım.  Miskinlik yakın arkadaşım.  Tembelliktir kısaca lakabım... Bazen bir film; bazen de dizi olurum;  Gündem neyse ona dalar Tüm sezonu izler, öyle yatarım  Bütün hafta susmaz; kritiğini yaparım... Saatlerce ekran başında  Bazen uykusuz kalır; Bazen de gündüz masada Çakılıp kalır ve sızarım... Kimi zaman boş sohbettir adım.  Siyasete takılır, devlet kurarım; Kıçımdan duman çıkartır  Ağzımdan alevler saçarım... Bazen kafede, bazen parkta  Kimi zaman da orada burada Hem soluksuz gıybet; hem de Dedikodunun feriştahını yaparım.  Elimde bir akıllı telefon;  Oradan oraya cirit atarım.  Sosyal medyada taklalar atar, Videolardan halkalı şeker yaparım.  Günde d...